Monthly Archives: January 2011

8. Hafta Bitti, Yeni Doktor ve Kalp atışları

Heyo bugün doktor randevumuz vardı. Bizim ufaklığı gördük ultrasonda. Kalbi pıtır pıtır atıyordu. Aslında pıtır pıtırdan öte dıkıdık dıkıdık şeklinde at koşturması gibi atıyordu. Maşallah dedik, ekrandan azıcık sevdik. Kalp atışlarını duymak cok heyecanlıydı. Doktorumuz önce sesi açıp 1 sn sonra kapattı. Ben tabi duydum hemen, “kalp atışlarıydı di mi?” diye sordum, doktorum da “evet birazdan tekrar dinleticem” dedi. Sonra açtı sesi. C de duydu ve çok şaşırdı. Bizimkinin bebekler ile ilgili özellikle anne karnındaki bebeklerle ilgili pek fikri olmadığı için ilk tepkisi “çok hızlı değil mi?” oldu. Tabi hızlı olacak büyümeye çalışıyor yavrucak. C de baktı ultrasondan. Hatta doktorumuz 18mm boyutundaki yavrumuzun 3 boyutlu resmini bile çekti. Aslında bu kadar kuçükken yapmıyorlarmış ama doktorum “zayıf annelerde ultrason bakmayı çok seviyorum o nedenle bir de 3 boyutlusuna bakmak istiyorum” dedi. Ben de amenna dedim 🙂 Süper güzel ve heyecanlı bir gündü. Ben zaten heyecanla bekliyordum ama C’nin bu kadar heyecanlı ve mutlu olacağını tahmin edememişim. Hatta arabada eve dönerken dedi ki “ailelere söylesek mi acaba heyecanı kaçmadan?” Ben de güya 12. Haftaya kadar bekleyelim demiştim ama nedense “evet ya neden olmasın? Heyecanımızı paylaşmıycaz da ne yapıcaz” diyip ilk iş annemi aradım. Anne güzel bir haberim var diyince tabi ki ilk tepki “hamile misin?” oldu. Eveeet dedim. Annemin sesi acayip mutlu geldi. Cok sevindim diyip durdu. Dedim babam orada mı ona da söyle hemen. Meğer dışarı çıkmış ama gelir gelmez ilk iş söyleyeceğim dedi. Sonra C’nin annesini aradık. O da acayip sevindi, çok mutlu oldu. Sağolsun çok iyidir kayınvalidem, anne gibi davranır hep bana. O arada eve geldik biz. C beni bırakıp toplantıya yetişmek üzere geri yola çıktı. Sonra sırayla ablalarımı aradım ben. C de yolda giderken abi ve babasını aramış. Böylece yaklaşık 15 dakika içinde ailelere haber vermiş olduk. Hayatımın en güzel günlerinden biriydi 🙂

Gelelim yeni doktoruma. Ben çok sevdim. Hem seviyeli, hem konuşkan, hem de işinin ehli olduğu belli. Öncelikle doktorumun asistanı doktor hanım ile görüştük. Sağlık geçmiş hikayemi aldı, kiloma baktı, hemşire tansiyonumu aldı. Her şey olması gerektiği gibiydi yani. Sonra doktorum aldı eline dosyayı, üzerinden geçti. Ooo 8 haftalık olmuş, karından görürüz karın ultrasonu yapalım dedi. Cidden de koca bebek olmuş bizimki maşallah. O arada bol bol anlattı, neresi bebeğin neresidir şeklinde. Sonradan yeme içme konusunda tavsiyelerde bulundu. Bu saatten sonra bebişi kaybetme ihtimalimizin %5 olduğunu dolayısıyla haberi ailelerle paylaşabileceğimizi söyledi. Galiba bizi de gaza bu getirdi 🙂 Hareket kısıtlaması yok, istediğini yap tabi ağır olamamak koşuluyla dedi. Vitamin ve demir ilacı verdi. Malum benim demir zaten düşüktü önceden. Ama hamilelik öncesi aldığım ilaçlar işe yaramış demirim yükselmiş 🙂 Aman düşmesin. Neyse sonuçta sevdim ve güvendim doktoruma. Ha bir de cep telefonuna kadar verdi. Bir şey olursa arayın ya da email atın dedi. Acil olmazsa zaten ben emaili tercih ederim. Sonuçta artık doktorum belli diyebilirim sanırım. Tek sorun hastanenin Fulya’da mahalle arasına sıkışmış olması ve dolayısıyla park probleminin olması. Napalım artık taksiyle gidicez galiba bundan sonra. 2. Randevumuz 1 Mart’ta. Bakalım yeni testler yapılacakmış. Hayırlısı ile her şey yolunda gider inşallah ve bebişimizi kollarımıza alabiliriz sağlıkla.

Artmaya Başlayan Kilolar

Eveet an itibariyle en az 700 gram aldığım kesin. Çünkü iki Pazartesi arasındaki fark 700 gram. Bu haftaiçi ne olur bilemiyorum. Tek istediğim 12. Hafta bitene kadar 1,5 kilodan fazla almamak. Bu gidişe bakılırsa bunu tutturmam zor gibi. Neyse Cuma günü yeni doktora gidince bunları da umarım sorabileceğim kadar ilgilenirler. Bu arada bir ara Türkiye Hastanesi’ne gidip kan ve idrar tahlili sonuçlarımı almam lazım. Bugün iş çıkışı uğrayacağım sanırım. Alalım bakalım sonuçları nasıl değişmiş kan değerlerimiz görelim. Bu Cuma kesin yine tahliller isteyecekler. Hayırlısı ile inşallah kalp atışlarını duyarsak bunların hiç biri umurumda bile olmayacak. Çok heyecanlı. Sadece 4 gün sonra bebik iyi mi değil mi öğrenmiş olacağız. Bu ara gögüslerdi ağrılar yeniden artmaya başladı. Büyüyorlar ve uçları feci kaşınıyor. Yara olmasından korktuğum için direkt kaşımıyorum. Şimdilik idare ediyoruz bakalım. Eğer büyüme bu hızla devam ederse herhalde kafam kadar olacaklar. Şimdilik dışarıdan belli olmuyor gibi.

Bu arada arkadaşım FUY’a verdim bebek haberini 🙂 Çok sevindi o da. Onun desteğini görmek beni hem sevindirdi hem rahatlattı ve her şey daha bir gerçek görünmeye başladı. Sağolsun çok şekerdir arkadaşım. Bebişleri beraber büyütürüz diye hayal ediyordum hep. İnşallah bu hayalim de gerçek olur 🙂 Şu an itibariyle ben, C, FUY ve FUY’un eşi olmak üzere 4 kişi biliyoruz. Kalp atışlarını duyalım inşallah, ondan sonra ailelerden başlamak üzere herkeslere haber vericez.

7. Hafta Bitti

Alper Mumcu’nun sitesinden: Embroyomuzda hummali calisma devam ediyormus. Kendisi su an minik bir fasulye boyutuna ulasmis. Fasulyenin ustundeki iki kucuk siyah noktacik da ileride gozleri olusturacakmis. Daha fazla bilgi icin sizleri suraya yonlendiriyorum.

Eveet bugün itibariyle 7. haftamız bitti. Dünden beri ufak ufak mide bulantıları yaşıyorum. Çok şükür çok rahatsız edecek boyutta değil. Sadece dün gece biraz fazlacaydı. Sürekli bir şeyler atıştırma ihtiyacı hissettim. Ağzım 5 dakika boş dursa o garip tat gelip oturuyor ve midemi bulandırıyordu. Ben de genelde meyve ile bu süreci geçiştirmeye çalıştım. Zira kilomda ilginç haller söz konusu. Bu haftanın kilo tablosunu verince ne demek istediğimi anlayacaksınız: 17 Ocak Pazartesi: 48.2kg, 18 Ocak Salı: 48.5kg, 19 Ocak Çarşamba 49.3kg ve 20 Ocak Perşembe: 49kg. 2 gün içinde 48.1’den 49.3 kiloya nasıl çıktım anlayamadım. Aslında fiziken kilo aldığım söylenemez. Zira eski kıyafetlerim aynı şekilde oluyor. Benim arada olur böyle, herhalde o zamanlardan birindeyim. Tuzlu bir şeyler yemiş olabilirim ve vücudum da su tutuyor olabilir. Kendimi kandırıyor gibi görünmüyorum değil mi? Normalde kilom zaten 48 ile 48.5 arasında seyreder. O nedenle eğer kilo aldıysam bile 0.5kg civarında almışımdır. 2 gündür nette araştırıyorum hangi hafta ne kadar kilo alnımalı diye. 8. haftadan önce hiç kilo almamak 8-12 haftalar arasında da 1 ila 2 kilo arasında almak normalmiş. Ama sonra da bu normal kavramı kişiden kişiye değişir diyordu. Belki de vücumda yağ eksik ve şu an onu tamamlamaya çalışıyor. Hamile iken kesinlikle rejim yapmayın yazıyordu. Ben de zaten rejim falan yapmıyorum. Normal düzenime ek olarak bol bol süt içmeye çalışıyorum. Haftasonları yumurta yiyorum mutlaka. Hatta haftada bir akşam da yine yumurta yemeyi düşünüyorum. Haftasonları yine peynir tüketiyorum. Et yiyemediğim için süt, yumurta, peynir ve yoğurda daha çok ihtiyacım var gerekli protein miktarını alabilmek için. Tabi kalsiyum da lazım. Bir taşla iki kuş 🙂 Zaten süt içmeyi çok severim, bu da iyi bahane oldu bana. Bir de mümkün olduğunca meyve tüketmeye çalışıyorum. Eskiden haftalarca sürünürdü meyveler dolapta. Şimdi her gün mutlaka en az bir çeşit meyve yiyorum. Portakalın tam vakti, bol bol portakal yiyorum. Elma da bulantıya iyi geldiği için genelde akşam eve gidince elma yiyorum. Zira 45-50 dakika otobüste vakit geçirince normal de bile bir hoş olan midem artık daha fena olmaya başladı. Şimdilik idare ediyoruz bakalım.

Haftaya Cuma, yani 8 gün sonra doktor randevum var. İlk gittiğim doktora ısınamayacağıma karar verdim ve pek istemesem de erkek bir doktordan randevu aldım. Bayan olmasını tercih ediyordum ama şartlar biraz bunu gerektirdi. Bakalım genelde herkesin beğendiği bir doktor. İnşallah biz de memnun kalırız. Bebişimizin kalp atışlarını duymak için sabırsızlanıyorum. Bu aralar sürekli ya kalbi atmıyorsa diye düşünüyorum. Her ihtimale kendimizi hazırlamak için de şimdilik çok fazla hayal kurmuyorum. Hatta neredeyse hiç kurmuyorum. Hele bir kalp atışını duyalım, sonra da 12. hafta geçsin, bebiş hala bizimle olsun, o zaman hayaller için bol bol vaktim olacak diyorum. Hayırlısı olur inşallah.

Bu akşam çok yakın arkadaşım FUY ile buluşuyoruz. C’den izni kopardım bebis haberini ilk ona vereceğim 🙂

Not: Fotograf http://www.webanne.com sitesinden alinmistir.

6. Hafta Biterken

Dün akşam ofisten çıktıktan sonra (gün boyu belimi sıkan pantolonumu düğmesi açık birşekilde kullandıktan sonra yani) hamile kıyafetleri satan bir mağazaya gidip Amerika’da her yerde satılan bel lastiklerinden sordum. Hani hamileliğin ilk zamanlarında eski kıyafetlerin bel kısmı sıkar ve bu nedenle düğme ve mümkünse fermuarın da baş kısmını açmak ister ya insan, işte bunun için tasarlanan ve düğmeyi açık bıraktıktan sonra pantolonun üzerine giyilen minicik bir şey bu bel lastiği. Pantolonun kayıp düşmesini önlüyor ve aynı zamanda da beli rahatlatıyor. Malesef Türkiye’de yokmuş böyle bir şey. Nasıl olmaz ya biz pratik bir milletiz aslında. Neyse dün giydiğim pantolon eskiden de belimi hafif sıkardı, hatta belimi sıkan tek pantolonum diyebilirim. Yeni yıkanmış hali ise iyice beterdi. Bir de öğlen yediğim yemeklerin şişkinlik yapması ile iyice rahatsız bir durumdaydım. Bir daha o pantolonu giymek yok. Elbise giydim bugün en rahatı diye. Cidden de çok rahat. Bu ara dönemi elbise ve eteklerde kapatacağız artık, başka çaresi kalmadı.  Bugün 6. hafta bitiyor artık. Yarın 7. Haftaya başlıyoruz. Bu arada merak ettiğim bir şey var. Gebeliğin ilk dönemlerinde karın ağrısı şikayetleri yaygın mıdır? Benim regl öncesi başlayan ağrılar durmaksızın 2 haftadır devam ediyor. Öyle sürekli bir ağrı yok ama ara ara aynen regl sancısı gibi karnıma sancı giriyor. Netten baktım ama pek bir şey bulamadım. Dış gebelik durumunda daha çok karın ağrısı olurmuş. Ben keseyi gördüğüme göre dış gebelik ihtimali yok zaten. Mol gebeliği diye bir şey varmış. Onu da Dr. Kağan Kocatepe’nin sitesinde gördüm. İnşallah öyle bir şey yoktur. Neyse bu ağrılar ile ilgili danışabileceğim kimsem de yok. Henüz C ve benden başka kimse bilmiyor hamile olduğumu. Acaba doktor değiştirsem mi diye ciddi ciddi düşünüyorum. Sanırım ilk doktoruma tekrar gitmek istemiyorum. Taktım kafaya resmen, niye geldin dedi bana ya ilk görüşünde. Neyse Herman İşçi’ye gidebilirim eğer kafamdaki erkek doktora gitmek istememe olayını halledebilirsem. Zor durumda kalınca erkek doktora gidilebilir ama bunda zor bir durum yok. Neyse bakalım neler olacak. Ben sanırım daha düzenli ve temiz bir hastanede olmak istiyorum. Amerika’da doktora grip için bile gitsen önce bir hemşire alır seni odaya, soru sorar, sağlık geçmişini öğrenmeye çalışır. Hele hastaneye ilk defa gidiyorsan mutlaka formlar doldurulur, sağlık hikayen iyi bir şekilde alınır. Ben böyle bir şey bekliyordum sanırım. Alacaklar beni, form dolduracaklar, kiloma, ateşime, tansiyonuma bakacaklar falan. Ama nerdeee? Bir tek tansiyonuma baktı hemşire, o da doktora telefon geldiği için boş durmamak için baktı. Zaten 13-9 çıktı tansiyonum ama hiç sallamadılar. Ben dedim hayret benim hiç böyle yüksek olmaz diye, sevgili çok bilmiş doktor “heyecanlanmışsındır ondandır” dedi. Evet tabi heyecandan 3 birim birden yükseldi tansiyonum. Madem yuksek çıkması şaşırtmayacaktı o halde neden baktın tansiyonuma? Neyse sinirliyim hala kendisine.

Allah’ım inşallah iyi bir doktor bulurum.

Not: Fotograf http://www.webanne.com sitesinden alinmistir.

Yeni Doktor Arayışı

Hala 6. haftanın içindeyiz. Bir yandan yeni doktor arıyorum netten bir yandan da eski doktora bir şans daha vereyim diye düşünüyorum. Bayan doktor olmasını tercih ediyorum ve hem evime makul uzaklıkta olan hem de iyi bir hastanede çalışan bayan doktor bulmak ne zormuş. Dedim bir de cinsiyet ayrımı yapmayayım bakayım. Eğer erkek doktora gideceksem sanırım bu Herman İşçi olacak. Çünkü hem herkesin çok beğendiği bir doktor, hem de çalıştığı Avrupa Florence Nightingale Hastanesi’nde SSK indirimi varmış. Gerçi şu an artık indirim falan düşünmemeye başladım. Kafama uygun bir bayan doktor bulsam başka bir şey istemiyorum.

Bugün dedim artık tamamdır gögüsler cidden “swollen” denen şişkin bir hale geldi. Biraz erken değil mi diye düşünüyorum aslında. Arkadaşımın 12. Hafta civarı artık sütyenleri sıkmaya başlamıştı. Benim şimdiden neredeyse rahatsız edecek boyutta sıkmaya başladı bile. İlerisini hiç düşünemiyorum. Henüz uyku hallerinde bir değişiklik yok. Hatta tam tersi daha geç bile yatıyorum diyebilirim. Öğleden sonra gelen uykular ise klasik yemek sonrası uyku sendromu. Dolayısıyla yakın zamanda yorgunluk halinin üzerime çökmesini bekliyorum. Yarın bu haftanın son günü bakalım. Heyecanlıyız günleri sayıyoruz 🙂

5. Hafta Bitti

Eveeet dün itibariyle 5. haftamız bitti ve bugün 6. haftanın ilk günündeyiz. Kağan Kocatepe’nin websitesinden ve bir de babycenter’dan okuyorum hafta hafta neler olacağını. Bu haftalarda düşük olabilir diyor. Düşük olması her ne kadar sizi derinden etkilese de aslında kromozom yapısı bozuk olanlar genelde düşük ile bu dünyaya veda ediyorlar diyor. Hmmm peki diyorum içimden. İnşallah kromozomları sağlamdır bizim embriyonun da bizi terkedip gitmez diyorum içimden, sonra da her şeyin hayırlısını vermesi için dua ediyorum Allah’a. 6. Haftaya geldik diye mi yoksa ben sürekli bir şeyler içtiğimden mi bilemiyorum ama sanki tuvalet ziyaretlerim bugün itibariyle arttı. Tabi okuduklarımın da böyle düşünmemde etkisi olabilir diyorum sonra, psikolojik kesin bu psikolojik! Ama gögüslerdeki dolgunluk kesinlikle psikolojik değil. Zaten regl’i vaktime 3-4 gün kala acayip acımaya başlamışlardı ama regl öncesi de bazen olur diye çok umursamamıştım. Tabi regl olunca eski haline geri dönüyor, şimdi ise aynen kaldılar. Sanki biraz büyüdüler de. İlk başlarda daha çok acıyordu sanki biraz azaldı gibi inşallah, ya da ben alıştım bilemiyorum. Yüzükoyun uyumayı çok severim ben ama bu ağrılardan dolayı malesef artık pek mümkün değil. Zaten gebelik ilerledikçe bunun imkansız olduğunu biliyorum. Olsun dayanırız yeter ki sağlıklı olsun ufaklık içeride. Şimdilik hamilelik ile ilgili pek bir belirti yok, ne mide bulantısı ne canımın bir şeyler çekmesi. Aman diyorum hep böyle gider inşallah. Ben bu hamilelik işini ne kadar seveceğim pek bilemiyorum açıkçası. Çevremdeki arkadaşların bir kısmı hiç bitmesin diyordu hamile olduklarında ama en az bir arkadaşım daha 6 veya 7. ayında tamam artık modundaydı. Bakalım ben hangi modda olacağım. İnşallah ilk 3 ayı kazasız belasız atlatırız da gerisine bakarız artık.

İlk Doktor Randevusu (4/1/2011)

Pazartesi randevu isi tamam. Heyecanla bir sonraki günü bekliyorum. 4h+5 olmuş olacağım ve kese eğer varsa görünecek bakalım. Bir sonraki gün yani bugün hastaneye gidiyorum, 10 dakikalık gecikme ile alınıyorum odaya. Karşımda Dr. Ayşe hanım ve hemşiresi. Buyrun ne için gelmiştiniz diyor, ben de ilk defa “hamileyim, yani inşallah” diyorum. Tebrikler diyip son adet tarihimi soruyor. 2 Aralık der demez, doktorum “aa neden geldin o zaman daha çok yeni” diyor. Ben tabi kalıyorum bu soru karşısında. “Yani testler falan yapılması, gerekli ilaçları kullanmaya başlamam gerek diye biliyorum onun için geldim” diyorum. “Ama daha çok yenisin” diyor inatla, sanki ben bilmiyorum. Ya sabır çekiyorum içimden. Hemşire tansiyonumu ölçüyor 13-8 çıkıyor. Ömrümde 11’i aşmamış tansiyonum nedense çıkmış. Heyecandandır diyor doktor tam içimden heyecan mı bıraktınız demek geliyor ama neyse diyorum, aslında heyecanlı da değilim ama ilginç. Doktorum hemşiresine dönüyor, “muayene yok, bir daha ki sefere” diyor. Ben nasıl yani oluyorum içimden. Sevgili doktorum hamile olduğunu nerden biliyorsun diye bile sormuyor kendi kendine bilgisayara benim için test giriyor. O arada ben gebelik testi yaptırmıştım sonucu da burada diyorum. E sen de varmış ya, dur şu B-Hcg testini iptal edeyim diyor. Sonra “e bu değer 1500’ün istinde, kese de görünür” diyor ve vajinal ultrason yapmaya karar veriyor. Ben şükür diyorum içimden, kese var mı yok mu göreceğiz. Hemen bakıyor, işte kese burada gebelik haftanız ile uyumlu diyor. Toplam 5 saniye içinde bitiyor ultrason. Ben acayip rahatlıyorum. Kan ve idrar tahlilini verin bugün 3 hafta sonra da gelin tekrar kalp atışlarını duyarız diyor. Testleri geldiğinizde alırsın hemen almanıza gerek yok diyor. Bir yandan da hemsiresi ile bakisip guluyorlar. Ben nasil bir laf etmeden cikiyorum odadan kendime sasiyorum. Tamam diyip laboratuvarın yolunu tutuyorum. Bir yandan mutluyum kese göründü diye, bir yandan da doktora ısınamadığım için mutsuz. Bakalım neler olacak.

Şu an dişlerim çok ağrıyor. Her şeyim tamam bir bu eksik gibi dişlerime tel taktırmıştım tam 1 yıl önce. Aylık kontrolüm vardı bugün. Doktordan çıkıp gittim oraya yağmurda ıslana ıslana saçma sapan yerlerden geçerek ve bayağı bir üşüyerek. Mesafe çok uzun değil taksiler almaz, alsa da yol boyu kafamı şişirir diye binmedim taksiye ama olan bana oldu. Nasıl bir memlekette yaşıyorsak taksiciden korkuyorum ya var mı böyle bir şey? Neyse sonuçta diş randevuma gittim, her zamanki gibi 20 dakika bekledim. Sonra bir de içeride doktorumun diğer hasta ile ilgilenmesini bekledim. Sonuçta 1 saatimi diş hekiminde geçirdim. Dönüşte kötü bir trafik vardı. 10 dakikalık yolu yarım saatte geldim. Şu an çok ağrıyor dişlerim, üstelik artık ağrı kesici de alamıyorum. Düzelse de bir kurtulsam şu tellerden. Ne derdim varsa uğraşıyorum ama sonuçta güzel olacak di mi? İnşallah!

Doktor Arayışı (1/1/2011)

Netten doktor araştırmaya başlıyorum. Kafam karışıyor. Herkes her doktor hakkında hem pozitif hem negatif şeyler söylemiş. En doğrusu doktorunuz ile aranızdaki elektrik demiş birisi, bu sözü tutuyorum. Tamam diyorum kendim karar vericem doktorumu görünce. Özel sigortam malesef karşılamıyor doğumu, o nedenle de SSK ile anlaşmalı özel hastanelere bakıyorum genelde. Bir de okuduğum blogların da etkisi ile normal doğumu savunan bir doktor olsun diyorum. Medikalpark mı Kadıoğlu mu yoksa Türkiye Hastanesi mi derken, Türkiye Hastanesi Dr. Ayşe Duman’da karar kılıyorum. Diyorum bir gideyim bakalım. İlk iş Pazartesi randevu almak.