Monthly Archives: June 2011

29. Hafta Coktan Bitti

Haftalık yazı tatil nedeniyle bu defa biraz gecikti. Geçtiğimiz Cumartesi günü bir haftalık bir tatile çıktık. Önce O.gazi’de C’nin ailesini ziyaret ettik. Sonra Bursa’ya uğrayıp C’nin yeğenini görüp (malesef çok ağladığı için sevemedik kendisini ama) oradan Akçay’a geçtik. 4 gün boyunca serin sularda yüzüp, yakın yerlere küçük geziler yaptık. Ören’de akşam yemeğini yediğimiz yerin manzarası müthişti. Güneşin batışını seyretmek Türkiye’de de ayrı bir zevkmiş. Altınoluk’ta tepedeki çay bahçesi pek güzeldi ama merkezi çok kalabalıktı.

Cuma günü bize bu kadar Akçay yeter diyip Ayvalık üzerinden Akhisar’a ablamı ziyarete gittik. Ayvalık’ta Şeytan Sofrası’nın manzarası da çok güzeldi. Akhisar’da bir gün kalıp Cumartesi akşamı B.kesir’e doğru yola koyulduk. Yol üzerinde C’nin halasını ziyaret ettik. Akşam yemeğini yiyip C’lerin köyden bir tanıdıklarının düğününe gittik. Gece de artık dede-babane eli öpmek üzere köye geçtik. Pazar sabahı ziyaret, el öpmece kısmından sonra İstanbul’umuza döndük. Toplam 1400km araba yolculuğu ve 4 farklı yerde konaklamalı kısa bir tatil oldu bizim için. İşlerden uzaklaşmak en güzeliydi. Hele 3 gün hiç internete bile girmedim. Bu benim için bir rekor olabilir.

Fotoğraflardan ilki Ayvalık’ta çekildi Cuma günü. Diğeri ise eve dönüşte Pazartesi sabahı. Oğluş büyük bir hızla büyüyor. Tekmeler, yumruklar, kafa atmalar iyice sıklaştı ve dahası acı vermeye başladı. Eli, dirsegi veya ayağı (hangisi tam olarak anlayamıyourm hala) sağ tarafımdan çıkacak gibi yapıyor. Sanki çıkmak için yer arıyor da bulamıyor gibi bir hali var. Bol bol esneme hareketi yapıyor. Kafasını mideme poposunu da mesaneme koyuyor tahminimce. Hissettiklerimi siz tahmin edersiniz artık 🙂 Bir yandan karnımın için hareket edip durması hoşuma giderken diğer taraftan verdiği acılar nedeniyle ufaktan kızmaya başladım kendisine. Tatilde bozuk yollarda arabayla giderken hiç durmadı. Sürekli döndü dolaştı, tabi benim de içimi dışıma çıkardı resmen. Araba yolculuğunu sevmeyecek mi acaba diye üzülmeye başladım. İnşallah sever de biz de yine böyle gezmeye devam ederiz.

28. Hafta Bitti

Bir hafta daha bitti. Yogun bir haftaydi ve su an cok yorgunum 😦 Oglus iceride tepinip duruyor bikmadan usanmadan. Hangi ara uyuyor hic bilmiyorum. Sabah kalkiyorum hareketli, okula giderken, ofiste otururken, otobuste eve donerken, yemekten sonra ayaklarimi uzatmis dinlenirken, yataga giderken ve uyumak uzereyken hep ama hep hareketli. Kafasini mideme dayiyor ve mide agrilari cekmeme neden oluyor. Sagdan sagdan ittiriyor. Zaten sag tarafimi pek seviyor, hep o tarafta takiliyor kendisi. C elini karnima koyunca arada bir sakinlesiyor. Bazen o kadar cok hareket ediyor ki resmen nefesim kesiliyor. Dur oglum diye diye karnimi seviyorum iyice cildiriyor sanki. Bakalim su son 2,5 ayda neler yapacak.

Gobus fotograftan da goruldugu uzere artik bayagi buyudu. Ama hala insanlar acaba kilo mu almis diye dusunuyorlar. Tum ogrencilerim bebis bekledigimi ogrenmisler. Gecen seneki ogrencilerim (su ara bitirme projesi sunumlari oldugu icin surekli bizim katta takiliyorlar) tek tek gelip kutluyorlar. Hepsi de 6,5 aylik olduguna inanamiyorlar. Ofis arkadasim ben de inanamiyorum diye destek veriyor onlara. Bakalim su 2,5 ayda ne kadar daha buyuyecek bu gobek.

Bitirme proje sunumlarinin son kalanlari yarina cizelgelenmis durumda. Sabahtan aksama kadar sunum dinleyecegim bakalim. Son kalan raporlari da simdi okumam lazim. O nedenle bana musade.

27. Hafta Bitti – Hastaliklar ve Gebelik Diyabeti

Bir hafta daha gecti gitti. Bu defa cok hizli gecti diyemeyecegim malesef cunku C’den kaptim hastaligi. Cuma aksamindan beri de hasta yatiyordum. Cumartesi gecesi atesim cok yukselince dogru acilin yolunu tuttuk. Bogaz enfeksiyonu teshisi koyuldu, bir kutu antibiyotik ve bir kutu parasetamol ile dondum eve. C gibi cok sayida parasetamol almama izin verilmese de beni idare edecek kadar aldim ilaclardan. Cok sukur 3 gun suren ates gitti, yerine nur topu gibi bir nezlem oldu. 2-3 gun boyunca da goz ve burun akintisi, bogaz yanmasi cektim. Bu defa anti-congestan kullanamadigim icin malesef salya sumuk yatmak zorunda kaldim. Cok sukur ki o da gecti. Simdi bana yadigar bir oksuruk bir de boguk ses var. Tam 1 hafta surdugune ve bu kadar agir gecirdigime inanamiyorum. C’nin atesi benden de yuksekti. Cok sukur ki benimki o kadar cikmadi ama benim de iyilesme surecim daha uzun ve sancili oldu. Allah bir daha boyle hastalik vermesin.

Hasta yattigim gunlerde bir kez daha anladim ki insanin ailesi gibisi yok, tabi bir de ona deger veren arkadasi 🙂 Allah razi olsun canim arkadasim FUY da hep aradi sordu. Bir gun aramasa diger gun aradi, bunlari unutmam mumkun degil. Annem, babam, ablalarim gunde kac kere aradilar sayisini bilmiyorum. Tabi atesin yuksek olmasi onlari cok tedirgin etti. Iclerinden kim bilir neler gecmistir. Annemin sesi titriyordu surekli. Kayinvalidemden Allah razi olsun, o da atladi hemen geldi. 1 hafta bana bakti, yemekler yapti, yedirdi, icirdi. O da olmasa iyice surunerek gececekti gunlerim. Allah basimizdan eksik etmesin hic birini ve Allah ne muratlari varsa versin 🙂

Bu kadar hastalik yeter diyecegim ama malesef yetmedi. Bir de bunlarin ustune gebelik diyabeti cikti 😦 50 gr.lik seker yuklemem yuksek cikmisti. Onun uzerine bir de 100 gr.lik yukleme yaptirdim, malesef onda da 2 deger yuksek cikti ve bu da diyabet teshisi konmasina yetti. Bu ara kendi capimda diyet yapiyorum, ozellikle ablamin israrlari ile diyete uymaya calisiyorum ve bir yandan da endokrinoloji uzmani ariyorum. Simdilik yine Avrupa F.N.’de bir doktora gitmeye karar verdim. Memnun kalirsam onunla devam edecegim. Bir de glukometre aldim, artik belli araliklarla sekerimi olcup not ediyorum. Insallah diyet ile bu isi hallederiz diye umuyorum. Hayirlisi bakalim, kismette bu da varmis 😦

Bu haftalik cok yazdim, simdilik bu kadar olsun. Hala cok yorgunum 😦

25. ve 26. Haftalar da Bitti

(Onnot: Bu yazi gecen hafta Cuma yazilmistir ancak fotograf cekilemedigi ve hastaliklarla ugrasildigi icin ertlenerek ancak bugun yayinlanabilmistir.)

Bu Amerika seyahati bana zamaninda cekilemeyen iki fotografa ve zamaninda yazilamayan bir yaziya maloldu. Artik iki haftayi birden idare edecegiz. Aslinda aklimda once 25. haftayi yazmak, sonra 2 yil aradan sonra yeniden bu defa turist vizesiyle gittigimiz Amerika’dan izlenimlerimi aktarmak ve en son da 2 gun once biten 26. hafta neler yaptigimi paylasmak vardi ama malesef kismet olmadi. C Sali aksamindan beri hasta malesef 😦 Hem de saglam hasta, 39.5 derecenin uzerinde ates ile gecirdi neredeyse 2 gunu. Ilk gun okulun revirine gittik ve hemen bir serum verdiler, icine bolca ates dusurucu agri kesici igne ekleyip. O hemen etki edip dusurdu atesi ama 3 saat sonra yeniden gelen ates bir sonraki gune kadar gecmedi 😦 Ilk gun dersim oldugu icin C’yi yalniz birakmak zorunda kaldim ama dun evde onunla kalip bir yandan yeterli beslenmesine dikkat edip bir yandan da surekli atesini olcup ilac takviyesi ile gecirdik. Cok sukur ki ogleden sonra dustu atesi. Bilenler bilir C kolay kolay hasta olmaz, olsa da hic bir zaman kabul edip yatmaz. Bu defa demek ki bayagi zorladi hastalik, kendisi 2 gun yatti evde ve klasik cumlesi “ben hasta degilim”i pek duyamadim bu defa. Insallah gelmis gecmistir de bundan sonra bir daha cikmaz su uyuz ates.

Ben de bir yandan C’nin yaninda olmaya calisip bir yandan da bana gecmemesi icin ne yapabilirim modundaydim. Tamam itiraf ediyorum ben kendimi hic de onemsememistim, hatta C’nin annesi ve kendi annem de dahil herkesin aman kizim sen kendine dikkat et demesi bir yandan beni gicik etse de (yahu adam hasta siz beni ve bebegi dusunuyorsunuz diye geciriyordum icimden netekim kafamda bin tilki ile acaba bu ates neden kaynaklaniyor, uyuz domuz gribi bir virus mu vardi havaalanlarinda ve C onu kapti, yoksa aslinda zaturee gibi bir sey oldu ama doktor farkedemedi mi? seklinde sorular dolanip duruyordu) C’nin de her seferinde bana yaklasma uyarilari ile mecburen dikkat etmeye calistim ama ne kadar edilirse iste. Insallah kapmamisimdir bir seyler de hasta falan olmadan su son 3 ayi da geciririm.

Bu iki haftanin en onemli ozelligi bir anda firlayan gobegim. Artik kendisi en onden gidiyor. Otobuste bir kisi bana yer bile verdi yani o derece. Gerci Istanbul’daki erkekler hic takmiyorlar, yanlarinda yasli mi hamile mi cocuklu bayan mi dikiliyor umurlarinda bile degil ama iste arada boyle centilmenlere de rastlaniyor. Icimden bol bol dua ediyorum onlara, yer vermeyenlere de insallah siz yaslandiginizda size de yer vermezler diyorum. Kotu muyum neyim anlamadim 🙂 Herhalde 2-3 hafta sonra artik ben de “kardesim bir yer verseniz” diye rica etmeye baslayacagim cunku bir anda hizlanip cat diye fren yapan halk otobuslerinde normal insanlar bile ayakta durmakta zorlanirken ben hic duramayacagim.

Okulda dersler bitti, haftaya da finallerimi yaptim miydi artik ogrencilerden bir sureligine de olsa kurtuldum demektir. Gerci 17’sinde bitirme proje sunumlari var ama olsun. Idare edecegiz artik. Bu yaz nasil gececek bilmiyorum ama yarim kalan makaleleri bitirmek gibi bir planim var. Her ne kadar pek bir sey yapabilecekmisim gibi gelmese de elimden geleni yapmak zorundayim. Bebis geldikten sonra (insallah hayirlisiyla gelince) bayagi bir sure uzak olacagim bu islerden. Bu haftalik bu kadar olsun, bir ara firsat bulunca Amerika izlenimlerimi ve geri donmekle ne kadar iyi yaptigimizi nedenleri ile yazacagim.