Monthly Archives: July 2011

33. ve 34. Haftalar Bitti

Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini söylemiş miydim? Evet söylemiştim ama bir daha söylemekten bir şey çıkmaz 🙂  Öyle hızlı ki “tamam bu haftayı yazayım” diyorum ama yazamadan bir sonraki hafta geliyor. İşte aynen böyle oldu ve iki haftayı birleştirmeye karar verdim. 33. haftada Ankara’daydık, sonra döndük yarım kalan işlerle boğuşmaya devam ettik. Sonra 34. Haftanın başında annem, büyük ablam ve ortanca ablamın oğlu İstanbul’a bizi ziyarete geldiler. Amaç daha çok bize yardım etmek ve artık bir zahmet alış veriş işlerinde ilerlemekti. Netekim çok faydaları oldu. Haftasonu İkea’ya gidip dolap işini hallettik. Adamlar Pazartesi teslimat Salı günü de montaj için geldiler. Annemlerin evde olması bizim çok işimize yaradı 🙂 Artık bebişimizin bir dolabı var. Dolap dediysem bebek dolabı değil, İkea’daki sürgülü normal yatak odası dolaplarından. Bir de sallanan sandalyemiz var 🙂 Artık Emre bebek emerken ben de rahat rahat oturabileceğim ve gerekirse ufak ufak da sallayabileceğim 🙂 Annemlerin 3. numaralı ablamın bize verdiği park yatağı da kurdular. Artık bebişin odasındaki eksiklikler yavaş yavaş tamamlanmaya başladı. Bir ara küçük bir halı-kilim gibi bir şey almak istiyorum çünkü şu an kullandığımız halı biraz büyük ve çocuk odasına pek uygun değil. Bir de stor perde almak istiyorum şöyle ışığı çok fazla geçirmeyen cinsten. Bakalım onları da alınca oda ile ilgili ne eksik kalacak 🙂

Kıyafet konusunda bir iki eksiğimiz var, onları da bir ara halledicez artık. Banyo eşyaları kısmında şampuan, losyon, tarak vs. gibi şeyler eksik. Tabi bir de bebek bezi, ıslak mendil, alt açma pedleri gibi şeylere de ihtiyacımız olacak. Bebek arabası işini de halletmedik henüz. Onu alırken bir de ev tipi ana kucağı alayım diyorum bakalım güzel bir şey bulabilirsek alırız artık.

Benim de bir iki eksik kalan eşyam var. Şimdilik önden açılabilir 2 tane geceliğim, önden açılamayan bir pijamam var. Onu da bir şekilde kullanırız diye düşünüyorum. Hamile çamaşırı al diye söyledi bir arkadaşım. Şimdilik iki tane var ama belki internetten korseli bir şeyler bakarım diye düşünüyorum.

Son haftalara girdikçe alış veriş işi de hız kazandı. Çok şükür ki hala ağırlaşmadım ve herkese ayak uydurup gezebiliyorum hala. Tek rakibim sıcaklar ve nem. Evde ve ofiste klima sağolsun sıcaklığı hissettirmiyor ama gidip gelirken klimasız otobüsler mahfediyor.

Bugün doktor kontrolümüz vardı. Malum 30. haftadan beri 2 haftada bire düştü kontroller. Bebişimizin keyfi yerindeydi. Kendisi 2270 gr. ve 47 cm. olmuş. Boy konusunda sağ taraftaki ticker ile aynı gidiyor ama oradaki kiloya göre düşük. Doktorumuza göre kilüsu da boyu da gayet iyi. Başlarda hızlı artan kilo benim diyete başlayıp devam etmem ile normal olması gerekene döndü. Artık ultrason ölçüleri önden gitmeyip tam haftası ile uyumlu hale geldi. Şu son 5-6 haftada 1 kilo alabilecek mi acaba? Diyabet nedeniyle tombul olmasından korkarken şimdi de acaba 3 kilonun altında kalır mı diye de kormaya başlamadım desem yalan olur. Gerçi doktorum da asistanı da sen diyetine devam et, böylece normal doğurabilirsin diyorlar. Herhalde bir gerilik olsa söylerlerdi diye düşünüyorum.

Aaa az kalsın unutacaktım, artık braketlerim yok 🙂 Düz dişlerim ile gayet mutluyum. 1,5 yıllık bir maceradan sonra bugüne kadar göremediğim bir dişimi artık görebilir durumdayım 🙂 Süper düzgün olmasa da artık yamuk olmayan düzgün dişlerim var. Bir ara fotoğraf çekersem buraya da eklerim.

Not: Ilk fotograf 34. ikincisi de 33. haftadan 🙂

Advertisements

32. Hafta Bitti

32. hafta nedense benim icin bir donum noktasiydi basindan beri. Bu zamana kadar bebis ile ilgili her sey yolunda giderse, sonrasinda da yolunda olacagina inandirmisim kendimi galiba. Bu hafta da gecinde derin bir oh cektim. 32. hafta ayni zamanda artik uzun yolculuklara da dur demenin bir vaktiydi, neredeyse de oyle oldu. Tek bir istisna haric. 32+2’de yola cikip Ankara’ya gittik, 32+4’te de yani bugun geri donduk. Artik rahat rahat yazabilirim, yolda dogurmadim :)))) Bundan sonra Allah kismet ederse Istanbul disina cikmak gibi bir planim yok. Artik kalan haftalarda bebisin eksik esyalarini tamamlamak, kendi islerim ile ilgili kafamda son kalanlari yapmak (bunu gerceklestirmek pek mumkun olmasa da) ve mumkunse dinlenmek var. Bakalim nasibolcak mi?

Ankara’da cok alisveris yapamadim. Neden diye soracak olursaniz, yola cikmadan bir gun once elimdeki bebek esyalarini yanyana (daha dogrusu salondaki koltuklarin uzerine) dizince aslinda tahmin ettigimden de cok esyamizin oldugunu gordum. Yenidogan olarak tek eksigimiz bir kac citcitli badi. Aslinda var 6-7 tane ama malum bu bebekler pek sik terliyorlar. O nedenle fazla mal goz cikarmaz hesabi bir kac tane daha alacagim. Planim mothercare’den 7’li bir set halinde satilan badilarden almak. Bende simdilik hep yenidogan ve 0-3 ay kiyafetleri var ve acikcasi 3-6 aya ihtiyacim simdilik yok diye dusunmustum ama ablam ve enistem sen ufaktan onlari da al bak sonradan bebekle gezmek zor oluyor diyorlar. Bakalim onlara uyup bir kac parca da 3-6 ay arasi bir seyler alacagim sanirim. Ankara’dan kendime gecelik aldim. Oyle suslu lohusa geceligi falan degil, hatta tam tersi onden dugmeli, sag alt kosesinde mini mouse resmi olan kisa kollu komik bir gecelik 🙂 Sabahlik olarak da ablamin verdigi polar kisa bir sey var. Dogumda mevsime uygun olmayacak sanirim ama 2-3. aylarda cok rahat giyerim gibi geliyor. Bulursam buna benzer penye bir sabahlik almak istiyorum. Emzirme sutyenlerini de mothercare’den almaya karar verdim. Simdiye kadar en guzelleri orada gorduklerim. Bebisimizin ortanca teyzesi ve enistesi mothercare’den hastane cikisi gibi bir set almislar. O nedenle hastane cikisi almamiza hic gerek kalmadi. Sanirim Idil Baby’den ince bir battaniye aldim mi bu yenidogan olayini kapatabilirim.

Eksigimiz sanirim banyo seti, yani sampuan, sabun vs. takimi. Bunu da mustella marka almaya karar verdim ablamin tavsiyesi ile. Bu arada nurturia’dan ikinci el banyo kuveti+kuvet ayagi aldim. Super oldu 🙂 Belimiz agrimadan ufakligi rahatca yikayabilecegiz. Orijinal fiyati 30+119 TL olan bu seti ben 50 TL’ye almis oldum. Bir de Tiny love kick and play oyun halisi aldim yine nurturia’dan. Super temiz kullanmislar, bir de aldigimiz kisi her seyini yikamis, mis gibi bir set. Bu da internet fiyati 190TL ama ben 90TL’ye aldim. Her ikisini de Ankara’dan birilerinden aldim, dolayisiyla bu gidisimizde bayagi bir is halletmis olduk. Aaa unutmadan bebisin banyo havlusu setini de Jua’dan aldim. Istanbul’da Chakra diye geciyormus bu marka. Super yumusak havlulari var. Ilerde kendime de bornoz almayi planliyorum. Insallah simdi kullandiklarimiz biraz daha eskirse tabi 🙂

Ankara’da tum aile toplandik. Annem, babam, biz 4 kiz kardes, 2 tanesinin kocalari, birinin iki oglu, digerinin kizi ve bir de benim kocam toplam 12 kisiydik. Ahmet Emre’yi de sayarsak 13 kisi 🙂 Tabi cocuklarin gurultuleri ile zaman zaman ortam pazar yerine donse de ablalarimi ve yegenlerimi ve tabi ki anne babami gormek her seye degdi. Bundan sonra artik onlar bizi ziyarete gelecekler. Hatta belki annem, babam ve buyuk ablam haftaya bu taraflara gelecekler. Ikea’dan almayi planladigimiz seyleri artik birlikte monte edecegiz ve oglusun odasini hazirlayacagiz. Oglusun odasi derken oyle suslu bir oda olmayacak diye dusunuyorum. Bir adet surgulu dolap (cocuk dolabi degil, normal dolaplardan), park yatak, sallanan sandalye,  odada su an mevcut olan bir kanepe ile gayet dolu bir oda olacak sanirim. Duzenleyince fotograflarini da buradan paylasacagim kismetse.

Neyse bu hafta da artik bu kadar olsun. Insallah izne cikinca bunlari daha uzun uzun yazarim.

Gezmeler

Bizim oğlan gezenti olup çıkacak bu gidişle. Kendisi henüz 8 haftalıkken ilk yolculuğunu Batman’a yaptı. Bu aynı zamanda ilk uçak yolculuğuydu. Sonrasında ilk uzun araba yolculuğunu Bursa’ya yaptı, babane-dede, amca-yenge ve kuzen ziyareti için. 6 aylıkken Amerika’ya hem de Batı yakasına upuzun bir yolculuk yaptı. Bu yolculukta toplamda 8 kere uçağa bindi, 2 kere okyanus geçti 🙂 7 aylıkken de Ege’ye tatile gitti. 7 günde 4 farklı yeri gezdi, gördü. İlk defa denize girdi, hem de buz gibi Ege suyuna ama çok sevdi. Annesi onun sayesinde titremeden girdi denize. Babasının köyünü gördü, büyük dede ve büyük babannesinin elini öptü. Sonraki haftasonunu evde geçirdi ama hemen sonrasında da babasının kuzeninin düğünü için Manisa’ya gitti. Arada da Sakarya’da bir kongreye katıldı. Bu haftasonu da Ankara’ya anane-dede, teyzeler-enişteler ve kuzenlerini görmeye gidecek.

Bu kadar yoğunluk arasında doğmaya kalkmasın da başka bir şey istemiyorum. Yolculuklarda bana hiç sorun çıkarmıyor. Hala kendimi “normal” hissediyorum. Karnım büyüdü bayağı ama çok rahatsız edecek boyutta değil hala. Şurada 8 haftadan az bir süre kaldı zaten, inşallah fazla rahatsız etmez bundan sonra da ben de hareketlerimi kısıtlamak zorunda kalmam.

Şu zamana kadar çok güzel bir yaz geçiriyordum çünkü hava pek serindi. Şimdilerde iyice ısındı. Dua ediyorum şu 4-5 hafta daha fazla ısınmasın da ben evde olacağım zamanlar istediği kadar ısınsın. Bu arada braketlerim de haftaya çıkıyor 🙂 Dişlerim eski haline göre oldukça düzgün bir hal aldı. Tabi mükemmel olmadı ama elimizdeki malzeme ile ancak bu kadar oluyor. Braketler tam çıktıktan sonra eski ve yeni fotoğraflarımı koyarım buraya da.

Bu haftasonu Ankara’da hem oğluş hem de doğum sonrası benim için alışveriş yapmaya çıkacağız bakalım. Ablalarım ve annem yardımcı olacaklar artık. Heyecanla cumartesinin gelmesini bekliyorum şimdi. Alışveriş maceralarımı da yine yazarım. Şimdilik bu kadar olsun.

31. Hafta Bitti

Kaldı en fazla 9 hafta daha. 2 ay sonra 3 kişilik bir aile olacağımıza (inşallah) inanamıyorum. Bana sanki karnım hep böyle kalacak, hatta daha da fazla büyümeyecek ve ben bundan sonraki hayatımı böyle devam ettirecekmişim gibi geliyor. Gerçeklerden kaçış mıdır bu bilemiyorum.

Büyüyen göbeğim hala beni çok rahatsız edecek boyuta ulaşmadı.  Tek sorun ayakkabı bağlamak için eğildiğimde uyanıksa eğer ufaklığın tekmelemeye başlaması. Bu durumda bayağı zor oluyor bağcıklarla uğraşmak. Diyeceksiniz ki bağcıksız ayakkabı giy ama bu ara favori ayakkabım beyaz ince spor ayakkabım 🙂 Mecburen bağcık bağlamam gerek. Bunun dışında yataktan kalkarken artık yan tarafımdan kalkmaya çalışıyorum yoksa midemin olduğu civarlara ağrı saplanıyor. Tabi bir de gece tuvalet ziyaretleri var. En az 2 olmak üzere genelde 3 veya en fazla 4 kere kalkıyorum gece. Sonrasında ufaklık biraz spor yapmaya başlasa da beni uyutmayacak ya da uykumdan uyandıracak kadar sert değil hareketleri. Akşamları ayaklarımı uzatıp göbeğimi seyretmek çok eğlenceli(ydi). Artık acı veren hareketleri nedeniyle bu eğlencemiz sabote edilse de ufaklık içeride sağlıklı diye düşünerek kendimi rahatlatmaya çalışıyorum. Tabi daha doğmadan kızmaya bile başladım. “Çeksene şu poponu şuradan”, “dirsekleme beni” diye konuşarak ben de karşı atağa geçiyorum. Poposunu (belki de yeniden döndüyse başını) midemin kenarlarında gezdirip sert bir çıkıntı yapmayı çok seviyor. Ama çıkıntılar benim canıma okuyor. Ben de dışarıdan itiyorum onu, sonra hoop dönüp diğer taraftan aynısını yapıyor. İnatçı mı olacak nedir anlamadım.

Konferans vardı bu hafta ve 2 gün bayağı ayakta vakit geçirdim. Tabi bu da meşhur ayak ağrılarımın geri dönmesine sebep oldu. Dün akşam C. ovalasa da bir türlü geçmedi ağrılar ve sabah da hala devam ediyordu. Dersler bittiğinden beri ayak ağrılarım ciddi oranda azalmıştı. İnşallah biraz dinlenebilirsem yine geçecek diye umuyorum. Gerçi yarın C’nin kuzeninin düğünü için Balıkesir’e gidiyoruz. Haftasonu da dinlenmece yok yani. Bir sonraki haftasonu da Ankara yolcusuyuz. Ablamlar geliyorlar Ankara’ya. Biz de hem onları kaçırmayalım hem de mümkünse annemle bebek alışverişi yapalım diye gidiyoruz. Dolayısıyla 2 hafta yine dinlenmece yok. Bu bebiş yollarda doğmasın da başka bir şey istemem galiba, ayak ağrıları da katlanılır, hiç sorun değil.

Bu ara çok rüya görür oldum. Geçen gece evde doğuruyordum hem de sadece annem vardı. Annem alıyordu bebeği ama ben göremiyordum. Erken doğdu nefes alamayacak, hastanede de değiliz kesin kaybedicez diye düşünürlen ciyak ciyak ağlamaya başlıyordu. Ben de sesini duyunca seviniyordum. Bir yandan da insanlar “ağlamasını duyunca her şey unutuluyor muhteşem bir duygu” diye anlatırlar ya hani doğumu, işte ben de içimden mutluyum (mutlu olmam gerek) herhalde insanların bahsettiği şey bu olsa gerek diye düşünüyordum. Sonra üstüne plasentamı bile doğurdum. Yani o derece gerçekçi bir rüyaydı. Tabi 2 saniyelik uykularımda bile rüya görüyor olmak sinir etse de idare ediyoruz. Bu ara sabahları C ile konuşup gözümü kapatır kapatmaz uykuya dalıyorum. Aradan 10 saniye geçiyor uyanıyorum, sonra yine aynısı. Nasıl oluyor anlamıyorum ama oluyor bir şekilde. Tabi hal böyle olunca sabahları yataktan kalkmak bir işkenceye dönüşüyor. Bakalım 6 hafta sonra izne çıkınca sabahları uyumak bu kadar tatlı gelecek mi?

Hava sıcaklığı bu haftaya kadar süperdi ama artık yavaş yavaş sıcaklar bastırmaya başladı (gerçi 7 Temmuz olmuş sıcak olmasın da ne olsun). Ağustos zor geçecek galiba ama 2 haftasında izinli olacağım zaten, o nedenle evde klima karşısında oturabilirim gibi geliyor. Tabi o vakte kadar alışveriş işini bitirebilirsek. Bununla ilgili de bir post yazacağım inşallah (vakit bulabilirsem). Bu hafta da bu kadar olsun bakalım.

30. Hafta da Coktan Bitti

Vaktinde hic yazamaz oldum bu ara. Ya is yetistirmekten ya da internette bebek esyalari bakmaktan firsat bulamadim galiba. Iste 30 haftalik gobusum ve ben 🙂 Ufaklik artik iyiden iyiye kendini gostermeye basladi. E gostersin artik ama di mi? Surada kac haftamiz kaldi 🙂 Eski fotograflara bakinca insanlarin neden o zamanlar “bu ne ya buna gobek mi diyorsun” dediklerini anliyorum zira kendim bile “aa hic gobek yokmus” diyorum.

Bu haftasonu ilk defa bebis icin alis veris yapmaya daha dogrusu bir seyler bakmaya gittik. Onceligimiz bebek arabasi. Sarachanede internette forumlarda vs. hic duymadigim bir marka gorduk. Baby2go 🙂 Kendisi pek hafif (sadece 5.5 kg) ve kolay kapaniyor. Kapaninca da az yer kapliyor. Oturma kismi tamamen yatabiliyor ve cift yonlu kullanilabiliyor (bunlar demektir ki en bastan itibaren  kullanabilecegiz). Aradigimiz her ozellik neredeyse var. Ben ana kucagi da ustune sabitlensin istiyordum (ya da baston puset olsun, oturma kismi ciksin ana kucagi yerlessin) ama onu ekleyince hem agirlik artiyor hem de fiyat. Bir de sagolsun Feray seker bana hic kullanmadiklari Kraft marka ana kucagini verdigi icin tekrardan ana kucagi da almak istemiyordum. Neyse simdilik aklimiza yatan bir model bulduk. Bebe Confort’un Mila marka baston pusetine takmistim, hem uzerine ana kucagi da oturuyor tabi kendi markasi. Joker’de inceledik, kapatmasi hic de kolay degildi, ben bayagi zorlandim. Bir de hafif diye lanse ediliyor ama 8,5 kilo agirliginda mubarek. Bakalim henuz tam kara vermedik ama bana baby2go alirmisiz gibi geliyor.

Park yatagi da teyzesi gonderiyor. Kaldi bize dolap, emzirme sandalyesi ve alt degistirme unitesi. Onlari da Ikea’dan almayi planliyoruz. Hatta sallanan sandalyede karar verdik, asagi indik ama stoklarda istedigimiz model kalmamisti (nedense hep ayni sey oluyor Ikea’dan bir sey almak isteyince). Artik baska sefere bakalim.