Monthly Archives: January 2012

4. Ay

Bugun itibariyle AET’miz dunyamizdaki 4. ayini doldurdu. 3. ay bittiginde “oh demistim en zor denilen 3 ay bitti.” Simdi de en guzel denilen aylara geldik diye seviniyorum. En guzel diyorlar cunku tadindan yenilmiyor bu aylarda minikler. Biz simdiden guzel gunleri gormeye basladik. Yukaridaki fotograf gecen h.sonu disari cikmadan once babasi tarafindan cekildi. Oglusum hala en sevdigi yer slingin ici, anneye mumkun oldugunca yakin, sicak, oh mis 🙂 Hava oldukca soguktu ve yagmur yagiyordu ama biz yagmur soguk demedik 20 dakikalik yurume mesafesindeki bir kafeye gittik oglusla. Tabi ki cafe’ye varmak uzereyken uyuyuverdi. Bir sure slingin icinde uyurken zor da olsa oturdum ben de koltukta ama sicak diye sapkasini cikarinca uyandi hemen. Garson abla ve abi cok ilgilendiler ve yeni uykudan kalkan yavru dudak bukup aglamaya basladi. Bir yandan da aclik vardi tabi ki. Hemen emzirdim ve kendine geldi. Sonra guzel guzel oturdu bizimle. Babasinin kucaginda bir guzel kaykildi, keyfine diyecek yoktu yani 🙂 Donus yolunda yine uykuya daldi. Bu defa eve cikinca hic ses etmeden koltuga yastiklari koyup ben de oturdum. 35 dakika hic sesini cikarmadan gogsumun uzerinde uyudu. Yenidogan zamanlarinda bol bol yaptigi bir aktiviteydi bu goguste uyuma ama uzun zamandir artik bu guzelligi yasayamiyorduk. Ben de oglus da pek mutlu olduk.

Gelelim bu ayin onemli gelismelerine:

  • Bol kahkahali, bol bagirmali gunler geciriyoruz. Artik sabahlari uyandiginda agulamak yerine bolca bagiriyor. Hem de birisi, ki o kisi ben oluyorum tabi ki, gidip beyefendiyi yatagindan alana kadar. Yuzumu gorur gormez kocaman bir gulumseme yayiliyor suratina. “oh annem geldi beni alacak” diye elelr, kollar oynamaya, ayaklar deli gibi kaldirilip indirilmeye basliyor. Kucagima alir almaz boynuma guzelce sariliyor. Ben de kokusunu icime ceke ceke “gunaydin guzel oglum” diyorum. Tabi bazi sabahlar, ki bu sabahlar zor gecen gecelerin sabahlari oluyor, o gunaydin lafi o kadar da sevimli cikmiyor agzimdan. Genelde “ah oglum ah azicik daha uyusan ne vardi” sekline donusuyor.
  • Dokunmatik bir oglum var benim. Illa dokunarak sevecek. Sabahlari artik uyandim yeter dedigi noktada kendi yatagindan bizim yatagimiza getiriyorum. Babasi ile aramiza yatinca bir elini babasinin yuzunde gezdirip sakallarini tirmalarken bir diger eliyle de benim yuzumu oksuyor. Sanirim gece boyu bizi pek ozluyor 🙂 Ayni sekilde yeni tanistigi kisiyi severse ona da hemen dokunmaya basliyor.
  • Kisileri cok net ayirdediyor artik. Tanidiklarina hemen gulumseyiveriyor, tanimadiklarina ise once bir surat asip  tartiyor, sonra severse gulumsuyor sevmezse kafasini baska bir tarafa ceviriyor.
  • Bu ayin baslarinsa dil cikarmaya basladi. Ananesi karsisina gecip bir yandan dil cikar diye soyleyip dilini cikarinca, bizim eleman da hemen dilini cikarmaya basladi. Bu isi o kadar cok sevmisti ki kendi kendine ha bire dil cikarip duruyordu. Simdilerde ise pek sallamiyor dil cikarma olayini.
  • Buyuyen oglus ilgi beklemeye basladi. Artik kendi basina oynadigi oyun sureleri oldukca kisaldi. Eskiden oyun halisinda kendi haline birakinca yarim saat oynar giki cikmazdi. Simdilerde 5 dakika bile dayanamiyor. “e tamam bunlari biliyorum, uzaniyorum, tutuyorum, hatta oyuncaklardan tutunup kafami kaldirip agzima sokmaya calisiyorum, daha ne yapayim, alin beni buradan” diye basliyor bagirmaya.
  • Babasindan bekledigi ilgi ise daha farkli. Dun babanesi geldi diye babasi da erken gelmisti. Bizim eleman da yatagindaydi. Babane kucagina alinca babasina bakip dudak bukerek aglamaya basladi. Resmen “ama sen niye almiyorsun beni” diye dudak buktu. Babasi kucagina alinca da bir guzel boynuna sarildi.
  • Boyna sarilma olayi sahane. Bu ara en sevdigi sey. Ozellikle mizildandiktan sonra kucagima alinca veya bir sure baska birinin kucaginda durmusken ben alirsam boynuma bir sarilmasi var ki beni benden aliyor. Tabi bir yandan da yuzumu yalamaya calisiyor. Sevgi gosterisinde bulunuyor kendi halinde diye dusunuyorum.
  • Saclarim bu ara favori oyuncagi. Sirtustu yatmisken uzerine uzanip boynundan opmeye kalktigimde hemen sarilip kafama saclarima yapisiyor. Bir de siki tutup cekiyor ki sormayin. Parmaklarini arasindan zor aliyorum saclarimi. Bu nedenle de artik kisa da ols saclarimi toplamak zorunda kaliyorum. Emre oglan ise yine de bir yolunu buluyor, hic olmazsa boynumdaki kucuk saclari tutup cekiyor.
  • Yuzum ise diger bir favori oyuncagi. Elleriyle surekli yuzumu tanimaya calisiyor. Kulaklarimi cekiyor, yanaklarimi, burnumu sikiyor, dudaklarimi tutmaya calisiyor, parmaklarini agzima sokuyor. Kazara yuzumu uzaklastirirsam ciglik atip geri cagiriyor.
  • Elinden hafifce tutunca hoop diye kendini oturur pozisyona getiriyor. Sirtustu yatarken ellerimi beline dogru goturur goturmez balini kaldirip kucaga gelme pozisyonu aliyor hemen. Kalkmak istediginde kafayi yukari dogru kaldirip bagirmaya basliyor. Cok seker oluyor o hali 🙂
  • Bu ayin 2,5 haftasini dedesi ile gecirdi. Sabahlari pek sahane saatler gecirdiler birlikte. Geldim, geldim diye yuzune dogru yaklasan dedesinin kulaklarin tutup ciglik atmaya bayildi. Bir yandan da tabi ki agzini acip dedesinin yuzunu isirmaya calismasini izlemek harikaydi.
  • Artik her sey direkt agza gidiyor. Ne bulursa hooop agza. Yumruklarini cok seviyordu ama bu ara favorisi sag elinin isaret parmagi. Isaret parmak guzelce kaldiriliyor sonra ustten hoop agza giriyor. Parmagini emmek yerine resmen isiriyor. Sanirim dis kokleri artik yurumeye basladi ve bunlar da kasinti yapiyor. Zira salya olayi da iyice artti.
  • Bu ay degisik yuzeylere dokunma olayini abartti. Nereye koyarsak koyalim hemen yerleri, yakin mesafedeki koltuk kenarini, yastigi, yataginin kenarini tirmalar gibi ellemeye basladi. Kedigillerden kendisi sanirim 🙂
  • Bakici teyzesiyle (Bundan snra Neros diye bahsedecegim kendisinden) cok guzel oyunlar oynuyor. Nesneleri tutma, parmaklari ile halkalari ilerletme, azicik destek ile sirtustunden yuzustune ve tam ters yinde donme gibi.
  • 3. ayin sonlarinda baslayan meme emerken durup etrafi izlemek bu ayin basinda da devam etti. Hala bir ses duydugunda emmeyi birakip ses yoneliyor, neyse ki artik tekrar donup emiyor. Emerken surekli kiyafetlerimi cekistirip duruyor. Elleriyle gogsu kavrayip agzina goturmeye calisiyor. Genelde basarisiz olup yumrugunu emmeye basliyor. Bu genelde geceleri yasadigimiz komik olaylardan biri.

Simdilik aklima gelenler bunlar. Her seferinde ay icinde kisa notlar alayim diyorum ama unutuyorum 😦 Belki bu sefer unutmama.

Bu ay sonundaki boy ve kilo durumumuzu yarinki doktor kontrolunde ogrenecegiz bakalim. Yine tahminde bulunayim boyu 68cm, kilosu ise 7,5kg 🙂

Son Haberler

Bloga yazi eklemeyeli epey zaman olmus. Gunlerin gunleri kovaladigini soylememe gerek yok sanirim 🙂 Bu arada aslinda cok guzel seyler oldu ama ben azicik tembellikten yazamadim.

Oncelikle sevgili arkadaslarimiz Aysan ile Erhun’un ogullari Aksel dunyamiza merhaba dedi. Hem de AET gibi 40+4’te Pazartesi gunu sabaha karsi 🙂 Aksel ile AET bayagi iyi arkadas olacaklar diye dusunuyor ve umuyorum. Cok tatli bir oglan Aksel masallah. Insallah kendisi gibi guzel bir hayati olur, Allah anali babali buyutur.

Bir diger guzel gelisme artik iyi bir bakicimiz var 🙂 Onceki yazimda bir bakici buldugumuzdan bahsetmistim. Iste o buldugumuz bakici ise baslamadan terketti bizi. Ustelik haber bile verme zahmetine katlanmadan. Uzuldum mu? Hayir tam tersi bu yapida bir insana oglusumu emanet edebilme ihtimalini dusununce tuylerim diken diken oldu ve iyi ki de terketti dedim. Uzulmedim ama insanlara olan guvenim biraz sarsintiya ugradi haliyle. 2 gun bu duygularla gecti ve ben de en sonunda oturunca bakicinin ayagimiza gelecegi yok dedim. Hic istemesem de (su an ne diye istemiyordum diye kendime kizsam da) bir danismanlik firmasi ile gorustum. Telefon gorusmesi hic de fena degildi. Hemen yarin gelin sizi uygun kisilerle gorustureyim dedi. Bu kadar hizli olmasini beklemiyordum acikcasi. Hemen sonraki gun AET’nin babasi ile gittik gorustuk ve bir tanesi ile gayet iyi anlastik. Bir kac gun deneme surusu yapabilecegimizi soyleyince denemeye karar verdik. 2 gun sonra geldi bakicimiz ve tum gunu bizimle gecirdi. Annecigimden de onayi alinca tamam dedik. 1 hafta sonra yani 2 Ocak’ta ise basladi Neros Teyzemiz 🙂 Simdilik AET ile gayet iyi anlasiyorlar. AET gulucukler atiyor, birlikte oynadiklari oyunlardan zevk aliyor ve her gun yeni seyler ogreniyor. Neros Teyze ise sevecen, sicak kanli ve denilenlere genelde uyan bir yapiya sahip. Insallah basladigi gibi gider de melek oglum ayni bakici ile kres yasina gelir.

Gectigimiz 3,5 hafta boyunca anneannesi ve 2,5 hafta boyunca da dedesi ile birlikte mutlu mesut yasayan bir oglum vardi ama bugun itibariyle artik yalniziz 😦 Bu durumdan oglusum nasil etkilenir bilmiyorum ama benim feci etkilendigim kesin. Annem gidecek diye son 2 gundur actigim musluklar bu aksam kapanmak bilmedi. Kendi kendimi telkin etmeye calismaktan da ayrica helak oldum. “Ne diye bu kadar uzuluyorsun, cok sukur ki annen-baban var, sagliklilar, yine gelirler, yine gorusursun, daha ne istiyorsun” en populer telkin cumlelerim 🙂 Ise yariyor mu? Evet yariyor ama bir sureligine. Sonra yine basliyorum. Boyle bir dongu icindeyim ama biliyorum ki bir kac gune duzelirim. Cok sukur ki yalniz degilim artik.

Emre oglanin son 2,5 haftadir super bir duzeni vardi, daha dogrusu benim super bir duzenim vardi. Gece genelde eskiye gore daha gec yatiyordum ama annem oglanin odasinda uyudugu icin aralarda o mikirdandikca ya emzigi veriyor ya kalkip bakiyordu ve ben de bunun rahatligi ile oglan acikma aglamasi ile uyanmadan uykumu bolmuyordum. Sabah 5,30-6 civari artik yeter uyandim diyen oglusu emzirip, altini degistirip hooop dedesine veriyorduk. Dedesi ile salonda oynuyor, sonra bir posta uyuyorlardi. Ben de bu arada en az 2,5 saatlik kesintisiz bir sabah uykusu cekiyordum. Tabi boyle olunca da gune super basliyordum. Bu sabah dedesi olmayinca oglani yatak odasina getirdik. Babasi ile aramizda yatti. Agzinda emzigini emmeye devam ederken bir bana bir babasina bakiyor, her ikimizin yuzunu ise eliyle oksamaya (oksamak dedim ama bu daha cok tirmalama oksama arasi bir sey) devam ediyordu. Bu dokunma isini zaten bu ara abartmis durumda. Yaninda ne varsa illa dokunmaya, tirmalamaya, oksamaya calisiyor. Degisik dokulara karsi pek ilgili. Yarim saat sonra babasi ben uyuyayim diye oglusu alip salona goturdu. Bir sure oynamislar sonra da 45 dakika guzel bir uyku cekmisler.

Bu arada artik nesneleri guzelce tutmaya basladi oglus. Sirtustu yatarken uzerine dogru uzattigimiz her seyi iki eli ile tutmaya calisiyor. Bir yandan da tut duyoruz ki bunu da ogrensin. Tabi ki tuttugu her seyi ne yapiyor? Evet dogru tahmin, dogruca agzina goturuyor. Her seyin tadina bakiyor ama hicbir sey elleri kadar tatli degil. Hele de sag elinin isaret parmagi ve sol elinin bas parmagi gibisi yok. Tabi her iki elin yumrugu da favoriler arasinda. Bir diger favorisi ise benim yuzum ve saclarim. Kucagima alinca cok guzel sariliyor bana, resmen kucakliyor. Iste buna bayiliyorum. Sonra da yuzumu yalamaya calisiyor. Ben uzerine egilip gidisindan opmeye calistigim zaman ise direkt saclarimi tutup cekiyor. Zaten dokulmeye basladigi icin azalan saclarim koparilarak iyice azaliyor. Ama oglusun sevincine, kahkahalar atmasina deger 🙂

Keske daha sik yazsam da unutmasam bazi seyleri diyorum. Artik bari notlar alayim da 4. ay yazisinda mumkun oldugunca her seyden bahsedeyim. Simdilik benden bu kadar.