Monthly Archives: February 2012

Ilik Donoru Olabilmek Icin Hala Kan Vermediniz mi?

Gamze Anne’yi artik tanimayan kalmadi sanirim. Daha once su yazimda da bahsetmistim kendisinden. Hala kendisine uygun iligi bulmaya calisiyor. Bu amacla nurturia’dan bir grup anne yardim calismalari baslatmisti. Bu sureci basindan beri takip eden biri olarak hepsine hayranlik duyuyor ve teker teker tebrik ediyorum.

Biz de uzerimize dusen gorevi yerine getirmek uzere kan vermek istedik. Gectigimiz hafta AET’nin babasiyla Capa’ya gitmek icin zaman ayarlamaya calismakla daha fazla gec kalmak istemedik ve Capa’ya gitmektense kargo ile kan ornegimizi Ankara’ya gondermenin daha kolay olduguna karar verdik. Ayni zamanda bu sureci fotograflayip Istanbul ve Ankara disinda yasayan ve ilik donoru olmak isteyenlere yol gosteren bir dokuman hazirlamak icin de bir vesile olacagini dusunduk. Sevgili esim sagolsun her adimi fotografladi. “Gamze icin”  blogunu hazirlayan arkadaslarla nurturia uzerinden iletisime gecip dokumani gonderdim. Ancak onlar pdf’dense videonun daha guzel olacagini dusunmus ve gonderdigim dokumandan asagidaki videoyu hazirlamis Ilgar’in sevgili annesi. Elleri dert gormesin, gayet guzel bir video olmus. Umarim bu iste ufak da olsa bizim de katkimiz olmustur. En buyuk katkiyi bu videoyu izleyip, usenmeyip, kan verenler yapacak. Unutma “kaninda hayat var” ve “o ilik belki de sende”!

5. Ay

Not: Bu yazı 1 hafta önce yazılmıştır. Yayınlamayı unutan kişiyle yazan kişi aynıdır 🙂

1 no.lu teyzesiyle

2 no.lu teyzesiyle

Gectigimiz Pazar gunu AET’miz 5 aylik oldu. Bu dunyadaki yari yilini kutlamamiza sadece 1 ay kaldi 🙂 Bu ayda neler yapmaya basladi?

  • Agu’lara veda etmistik (gerci hala arada agu’msu sesler cikariyor ama eskisi gibi degil) ve yerine bol bagirmali (bagirmak derken sesli sarki soylemek diyebiliriz) zamanlara gecmistik. Bu ay ise yeni bagirma yontemleri kesfetti: aaaaaav, ooooovvv, uuuvvvvv seklinde duyanlarin bu oglan bir seye hayret ediyor diyecegi sesler cikarmaya basladi.
  • Bu cikardigi sesler ozellikle ayaklari ile oynamaya baslaiktan sonra artti. Sanki ayklarını yeni oyun arkadaşı seçmiş gibi 🙂 Hayretle ayaklarıyla konuşan bir yavrumuz var artık.
  • Evet yanlis duymadiniz, oglus ayaklarini kesfetti. Hem de Ankara’ya gittiğimiz gün. Banyo yaptırmak için soyduğumda hooop ayaklarını tutuverdi. Bir de sevindi ki anlatamam. Amanın bunlar da ne, nasıl güzel şeyler der gibi sevinç çığlıkları attı. Tabi 2-3 gün sonra da ayak parmaklarını ağzın götürüp şapur şupur yalamaya başladı.
  • Aynı dönemde tükürükler saçarak eğlenmeye başladı. Bu dönem çok uzun sürmedi ama. Hala arada aklına gelip yapsa da artık pek yapmıyor diyebiliriz.
  • Bu ay içinde artık çok rahat bir şekilde oyun halisinda oyuncaklara uzanıp, tutup, evirip çevirmeye, halkaya sıkıştırdığımız topu çıkarmaya, bir eliyle oyuncağı tutarken diger eliyle o oyuncakla oynamaya başladı.
  • Bu ayın başında oyuncaklari bir elden oburune gecirmeye başlamıştı, artık bu konuda uzmanlaştı.
  • Saç çekmeye bayılıyor kendisi. Artık en sevdiği oyuncağı diyebilirim. Kucağıma alır almaz deli gibi saçlarımı çekmeye başlıyor ve bundan buyuk bir zevk alıyor. Yalnız öyle azıcık çekme falan değil, acayip sıkı tutup sertçe çekiyor. Canımı ne kadar acıttığını tahmin edersiniz. Artık saçlarımı sürekli toplamaya başladım ama yine de kaçış yok. Kafama abanıp aradan illa bir tutam tutup çekiyor.
  • Henüz yan dönmeye başlamadı bizim dombili oğlan. Hatta hiç de niyeti yok. İlk aylarda elinden tuttuğumuzda bir heves dönüyordu. Şimdilerde canı istemezse hayatta poposunu akldırmıyor bile. Bir de üstüne elini geri çekiyor “ıııh istemem” der gibi.
  • Yan dönme işine hiç sarmayan oğlan iş ellerinden tutup kaldırmaya geldi mi hemen atlıyor. Bir ara oturur pozisyona gelirken, artık direkt ayağa kalkıyor. Yatmaktan sıkılmış olan eleman artık sürekli ayakta durmak istiyor. Bir de öyle sert basıyor ki, bazen bacaklarımı acıtıyor. Bir de karnıma doğru tırmanmaya başladı mı artık vay halime oluyor.
  • Bakıcı teyzesi ile hala gayet iyi anlaşıyor. Kendisini oyun arkadaşı ilan etti. Kadını hiç oturtmuyor. Hep bir aksiyon bir aktivite peşinde. İstediği olmazsa “ıııııhhh” diye sert sesler çıkarıyor.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bakalım 6. ayımız nasıl geçecek.

Gamze Anne Icin

Kac gundur elim gitmiyordu yazmaya. Sanki daha da gercek olacakti ben de yazinca. Bu kotu haberi ilk duydugumda dogru olmamasi icin dua ederken buldum kendimi ama malesef ki dogruydu. Gamze’nin su yazisini aglamadan okuyacak anne yoktur su dunyada. Nurturia‘ya bomba gibi dustu haber ve o andan itibaren herkes seferber oldu. Zaman zaman cok vaktimi aldigindan, bazi guncellemelere deli oldugumdan dert yansam da bu gruba uye olmaktan ve boylesi arkadaslara sahip olmaktan dolayi cok mutlu oldum. Cok guzel insanlar var. Canla basla cabalayan, kendisi yardim edemese bile yardim edeceklere ulasmaya calisan, bloglar acan, oradaki yazilari takip eden, kan verecek kisileri organize etmeye calisan ve daha bir cok seyi basarmaya calisan gonullu anneler. Hepsi de iyi ki var.

Baslarda umutsuzluga kapilmis olsam da gerek nurturia‘da, gerek emziren anneler ve internet anneleri gruplarinda ve gerekse twitter‘da yazilanlari, yapilmaya calisilanlari gordukce benim de umudum artti. En yakin zamanda uygun bir ilik bulunacagina inaniyorum. Sadece inanmakla kalmiyor ilik nakli icin donor olmak uzere basvuruda da bulunuyorum. Nasil yaparim derseniz ayrintili bilgiler Gamze icin olusturulan blogda su yazida var. Lutfen sadece uzulmekle kalmayalim, bilgisayarlarimizin basindan kalkip donor olmak icin ilk adimi gerceklestirelim. Sadece Gamze icin degil binlerce losemi hastasi icin bir isik da biz yakalim. Istanbul ya da Ankara’da olmaniz sart degil. 24 saat icinde Ankara’daki merkeze kan gonderebilecek uzaklikta olmaniz yeterli.

Son olarak eger hala supheniz varsa Gamze’nin son yazisina yonlendiriyorum sizi. Hala mi acaba diyorsunuz? Yok canim INSAN olan demez herhalde.

Ilklerle Dolu Bir Yolculuk

Gectigimiz Pazar gunu oglusla Ankara’ya gittik. Ilklerle dolu bir yolculuk oldu 🙂

  • Ilk kez ucaga bindi ufaklik,
  • ilk kez annesiyle tek basina bir yolculuk yapti,
  • ilk kez annesi ile ayni yatakta uyudu,
  • ilk kez agulari takip eden aaavvv, ooov seslerinden sonra resmen aaaa diye bagirmaya basladi (bildigin ses denemeleri yapiyor),
  • ilk kez ayaklarini elleriyle uzun sure tuttu ve onlarla konusmaya basladi,
  • ilk kez kucak degistirmek icin kollarini one uzatti (dedesi benim kucagimdayken ellerini uzatip cagirinca kollarini ona dogru uzatip kucagina gitti),
  • ilk kez teyzesinin evini ziyaret etti,
  • ilk kez ayni gun dogdugu bir arkadasi ile tanisti.

Bu kadar ilki 5 gun icine sigdirmayi da basardi 🙂

Ucak yolculugumuz gayet iyi gecti cok sukur. Gidiste ucaga son dakikada yetismeyi basardigimiz icin hic beklemedik 🙂 Ucagimiz icin son cagri yapilirken son guvenlik kontrolunden geciyorduk. Kostur kostur kapiya gittigimde etrafta kimseyi goremeyip bir de girise bant cektiklerini gordugumde “eyvah ucagi kacirdik” diye dusunsem de durum boyle degilmis. Sona kalan 3 yolcudan ikisi bizmisiz 🙂 Son yolcu ise hemen arkamizdan geldi. Ucus kartlarimizi okutup bizi ucaga aldilar. Yari dolu bir ucagin dolu kisminin en sonunndaki koltuklardan birini de bize vermisler. Guzelligi etrafimizin ve arkamizdaki tum koltuklarin bos olmasiydi. Rahatca yayildik 2 koltuga 🙂 Hostesler pek sevdiler Emre’yi. Tabi Emre de onlari. Hatta bir tanesine daha cok ilgi gosterince aralarinda ufak capli bir kavga bile cikardi diyebilirim 🙂

Oglusu kendime bagladim, emzik kutusunu elime aldim ve ucus icin hazirdik. Ucak hareket etmeye baslayinca oglusu emzirme pozisyonuna getirdim. Biraz hareket edip de durunca emzirmeye baslarim diye planladim ama oglus hemen emmek istedi. O emmeye baslayinca iyi dedim, kalkista da emer insallah ama malesef bizim oglan ucak kalkis icin hizlanmaya baslayinca cikan seslerden ve hareketten dolayi hemen durup etrafi dinlemeye basladi. Boyle olunca hayatta tekrar emmez. Ben de hemen B planina gecip emzigi cikardim, zorla tiktim agzina diyebilirim. Elimle tutup hareket ettirerek zorla emmesini sagladim. Ben bunlarla ugrasirken ucak coktan kalkmisti bile. 5 dakika icinde duz konuma geldik ve ben bir ohhh cektim, kalkistaki basinc farkindan cok sukur etkilenmedi oglus diye. Ucus topu topu 45 dakika surdu ve bu sure boyunca biraz oyuncaklariyla oynattim. Onlar cok sarmayinca ve mizildanmaya baslayinca biraz sarki soyledim ve sayi saymaya basladim. Bu ara favorisi sayilar 🙂 Ben 1, 2 demeye baslar baslamaz susup beni dinliyor, cok eglenceli 🙂 Neyse 15 dakika sonra inis icin alcalmaya basladik. Ben tabi bu defa hic emzirmek icin kasmadan emzigi verdim. Zorla da olsa inene kadar agzinda tutmayi basardim. Cok sukur inisi de sorunsuz atlattik. Kapiya yanastiktan sonra sag onde oturan bir beyefendi oglusu kucagina aldi, ben de esyalari toparlayip hazirlandim. Bizimki pek sevdi adami. Dokunmatik oglus hemen elleriyle adamin yuzunu kesfetti, sonra resmen sarildi. Oha dedim icimden bu ne samimiyet 🙂 Velhasil ucakta gordugu herkese gulucukler dagitip, bu yabancidir aglayayim kucagina gitmeyeyim gibi bir harekette bulunmayarak beni sok etti. Ucaktan inip de korugun icine adimimizi atinca Ankara’nin sogugunu hatirladim. Resmen buz gibiydi hava. Oglusu slingin icine koymustum zaten coktan, hemen battaniyeyle sardim. Zaten ucaktan inmeden hostesler aman disarisi pek soguk diye uyarmislardi. Sonra bagaj alma bolumune geldik. Acilir kapanir kapinin orada annem bekliyordu. Elimdeki esyalari anneme verdim. Bavulum gelince onu da anneme verip ana kucagini bekledim biraz. O da hemen geldi neyse ki. Babam kapida arabada bekliyordu. Hizlica arabaya binip, oglusu ana kucagina, ana kucagini da arabaya baglayip yola ciktik.

Evde oglusu teyzeleri ve kuzenleri bekliyordu. O dakikadan itibaren 6 gun boyunca oglus kucaktan kucaga gezdi 🙂 Ben de hem dinlendim hem moral buldum. Dedesini ve anneannesini unutmamis Emre. Onlara farkli bir gulumsemesi vardi ve hemen kucaklarina atildi. Hele dedesinin sesini duymaya gorsun. Hemen yuzunde gulucukler acip dedesini aramaya basliyor.

Bugun de sabah ucagiyla donduk. Ben Pazar gunu donuyoruz saniyordum ama son dakikada Cumartesi gunune almistik bileti, ablam olmasa ben unutup ucagi kacirabilirdim. Donus yolculugu da sorunsuz gecti sukur. Gidise gore daha huzursuzdu Emre ama onu da “sag elimde 5 parmak” sarkisi ile atlattik 🙂 Sayilari sevdigini soylemistim degil mi?

Babasini gorunce tepkisini merak ediyordum. Cunku Ankara’da 2 kere anneme birakip disari ciktim ve dondugumde resmen kusmustu bana. Oglum diye yuzune bakiyordum ama o bana hic pas vermiyordu. Resmen yuzunu baska tarafa ceviriyordu. Annemler ve ablalarim da gordu bunu. Tabi 2 dakika sonra eski haline donuyordu ama o ilk dakikalar cok fenaydi. Eyvah dedim ise gitmek icin ayrildigimda da kusecek bu eleman bana 😦 Dondugumde boyle yaparsa cok uzulurum 😦 Ilk 1 haftanin zor oldugunu soyluyor herkes. Bakalim bizimki nasil gececek.

Biraz daldan dala atladigim bir yazi oldu ama olsun 🙂 Persembe gunu ya da haftaya bugun ise geri donuyorum 😦 Evet hic canim istemiyor ama bir yerde geri donmek gerekiyor. 20’sinde dersler basliyor ve ben yeni bir ders daha verecegim 😦 Ona hazirlanmam gerek. Sagolsun guzel arkadasim, can meslektasim Fadik bana bayagi bir yardimci oldu bu ders konusunda. Insallah onun vesilesi ile cok sorun olmadan bu dersi de verebilecegim. Yakinda 5. ay ve ise donus yazisinda bulusmak uzere…