Monthly Archives: July 2013

Ve beze veda edilir…

Bir önceki postu 1 ay önce yazıp bir türlü yayınlayamadığımı farkettim. Onun üstüne bir yazı daha yazıp bu defa hemen yayınlamaya niyet ettim.

IMG_3028

Evet minik oğlumuz artık bezsiz bir bebek, öhöm pardon, çocuk. Tuvalet alışkanlığı kazandırmak için gelen sinyalleri biraz geç de olsa alıp bezini çıkardık AET’nin. AET de sağolsun çok kısa bir sürede çiş/kaka kazasız günler yaşamaya/yaşatmaya başladı. Artık “anne çişim var”, “tata yapcam”, “tulalete yapcam” şeklinde isteklerini belirtiyor. Biz de hemen emre amade olarak banyonun yolunu tutuyoruz.

Öncelikle sinyaller nelerdi? AET yaklaşık 20 aylıktan beri çişini biliyor, her akşam banyoya girdiğinde mutlaka “çiş yapcam” deyip çiş yapıyordu. Bunun öncesinde banyoda çişini yaparken eliyle havada yakalamaya çalışıp ne olduğunu anlama süreci vardı elbette. Ben sürekli bak çiş yapıyorsun, bu çiş. Anne ve baba, bütün arkadaşların ve herkes çiş yapar şeklinde bilinçaltı oluşturma çabalarında bulunuyordum. Sonucu çok kısa sürede aldık. Artık banyoda ve bezini tam açacakken yapmadan önce mutlaka “çiş yap” deyip haber veriyordu.

22 aylık olduğu gün sevgili arkadaşlarım Esma, Ceylin ve Jbid’in de gazıyla oğluma güzel boxer’lar aldım ve evin yolunu tuttum. O gün saat 15:00’da çıkardık bezi. Tuvalete oturdu ve bingo, çişini yaptı. 45dk’da bir tuvalete oturtma tavsiyesi almıştım okuldaki başka bir deneyimli anneden. Ama AET’ye 45 dk uzun geldi ve yarım saatin ardından saldı çişi. Hemen farkedip “anne çiş yaptım” diye haber verdi. Geri kalan kısmını tuvalete yaptı. Bir kez daha aynı şeyi yaşadıktan sonra bu defa yarım saat bekleyip tuvalete oturttum ve her seferinde yaptı. Bu defa da şartlı refleks gelişecek diye korkup bir sonraki gün farklı bir yönetem uygulayayım dedim (Esma’nın yöntimi hiç sormamak ve altına kaçıra kaçıra öğrenip çişini söylemesini sağlama ve diğer arkadaşın 45dk’da bir tuvalete oturtma yöntemini harmanlamaya karar verdim).

Bu arada bir cesaret gece de bez takmadım ama AET 1 saat içinde çişini yapıp o sulu ortamda 1 saat daha uyuyup sesini çıkarmayınca yok daha geceye hazır değiliz diyerek bezi bağladım. Netekim ablam genel görüşün aksine gece bez bağlamanın ilk başlarda daha iyi olduğunu söylemişti. 2.gün Cumartesi’ye de bezsiz başladık. Bu defa taktiğim tuvalete oturtmamak ve 1-1,5 saat çiş yapmazsa “çiş var mı?” diye sormak oldu. Toplam 2 saat kadar tutmaya başladı. Ben arada sorduğumda var deyip koşa koşa tuvalete gittik. Bu defa sadece 1 kez çişini kaçırdı ve hemen söyledi. Yine gerisini tuvalete yaptı. En son banyoya girecekken tam başlıyordu ki yakaladık 🙂  Bugün ayrıca ilk defa çiş var diyerek tuvalete gitmek istedi. Böylece 1,5 kaza ile 2.günü bitirdik. 3.gün Pazar günü ise dışarda oynarken çişini babasına söylemiş ama çişini yaptırana kadar azıcık kaçırmış. Aynı gün 3 saate kadar çıktı tutma süresi. 3.günün güzelliği ise ilk defa kakayı da tuvalete yapması. Sabah önce küloduna yapmaya başlayıp aradan çiş kaçırınca koşa koşa bana geldi. Tuvalete oturdu ve hop kakasını yaptı. Öğleden sonra ise kendi isteği ile çiş var diyerek oturdu ve hemen kalkmak istedi. Ben de hadi sayı sayalım diyerek oyaladım. Daha 50’ye gelmiştik ki hop kaka tuvalete. Ailecek çok sevindik ve bir çıkartma hediye ettik. Hemen banyo dolabına yapıştırdı çıkartmasını. Bugünü de az kaza ile atlattık ve geldik Pazartesi gününe. Sabah biz çıkmadan yine bir kaka tuvalete isabet etti 🙂 Sonra bakıcısı ile bir kez daha yapmış. Böylece kaka olayını da 3.gün çözmüş olduk. Şimdilerde ise 10 gün oldu ve bu haftasonunu sıfır kaza ile geçirdi. Bundan sonra da böyle gider inşallah. Ayrıntılı yazdım ki birilerine belki faydam olur 🙂

Gece bez bırakma işini ise Ramazan sonrasına bıraktım zira zaten sahura ve tuvalete uyanmaktan uykusuzluk tavan yapmışken bir de çişli çarşaf değiştirmekle uğraşmayayım diyorum. Hayırlısıyla onu da kolayca atlatırız inşallah. Benim güvenim tam 🙂 Sihirli formül: hazır çocuk+hazır anne+hazır ortam 🙂

 

AET 21 Aylık

IMG_2968

Güzel oğlum yaşına girdiğinden beri bloguna hiç bir şey yazamadım. Hem işlerin yoğunluğu hem evin yorgunluğu sanırım bunda en büyük etken. Tam da 21 aylık olmuşken kısa da olsa bahsedeyim istedim.

Aet hızla büyüdü ve şu an bıcır bıcır konuşan bir akıl küpü oldu. Resmen susmaksızın konuşuyor bazen. Özellikle de gece uykusundan önce. O gün neler yaptığını, neler gördüğünü tek tek anlatıyor. Her cümlesine de “sonraa” diye başlıyor. Arada uydurmaca şeyler de söylese (anne ağladı, sonra baba ağladı vs gibi) düzgün bir şekilde anlatıyor hikayesini. Bu “sonraa”ya nasıl alıştıysa artık her 2 cümlesini sonra ile birleştiriyor.

Her gün telefonla konuşuyoruz mutlaka. Genellikle öğlen uykusundan uyanmış ve yoğurdunu yemiş oluyor. Nunu (bakıcısı) benimle iki laf edemeden Aet’ye vermek zorunda kalıyor telefonu zira arkadan çığlıklar yükseliyor. Alıyor telefonu eline:

aet: anne!

ben: efendim oğlum. Napıyosun?

aet: yourt yedim bitirdim.

ben: aferin sana, afiyet olsun.

aet: sonra hobbidi aşşağı incem.

ben: tamam oğlum sonra in aşağı. Anne de gelecek oynayacak senle.

aet: anne gel!

ben: akşam olunca gelicem oğlum merak etme

aet: tamam aşam gel!

ben: güzel uydun mu oğlum?

aet: uyudum, uyandım.

ben: yemeğini güzel yedin mi?

aet: yedim, bitirdim.

ben: aferin oğlum. Şimdi kapatalım telefonu akşam gelince oynarız.

aet: anne!

ben: efendim oğlum.

aet: sonra hobbidi aşağı incem. Sonra anne-baba gelcek. Baba dütü getircek. Abedede (evet kendisine abedede diyor Ahmet Emre’nin aet’cesi) düte bincek.

ben: tamam oğlum, şimdi kapatalım mı?

aet: ı ıh no. Anne?

Böyle yaklşaık 10 dakika konuşuyoruz ve zorla kapatıyor telefonu. Bir de bunun akşam evde tüm gününü anlatma versiyonu var ki sormayın hiç. Babasıyla mest oluyoruz.

Artık yeme/içme, uyuma/uyanma düzeni yerine oturduğu için her şey daha öngörülebilir bir hale geldi. Bu da bizim için çok güzel oldu. Haftasonları hala evde oturmuyoruz. Kahvaltıyı dışarda yapıyoruz. Bebek’e iniyoruz, kafe veya restoranlarda takılıyoruz. Aet cana yakın ve güleç bir çocuk olduğu için herkes tarafından da çok seviliyor ve şimdilik kovulduğumuz bir mekan olmadı 🙂 Arkadaşlarla buluşuyoruz. Aet abilerin ablaların peşlerinden koşturuyor. Kendisinden küçüklere tabi ki pek ilgi göstermiyor ama biraz daha büyüyünce daha ilgili oalcak diye düşünüyoruz.

Bu aralar beni ya da babasını koltukta/yerde uzanmış görmesin. Hemen atlıyor üzerimize. Bazen at oluyoruz, bazen engelli koşuda engel. Bazen sarılıp öpüyor bazen dayanamayıp ısırıyor. Üzerimizde araba, kamyon ve hatta alışveriş arabası sürüyor ve çok ama çok eğleniyor.

Araba sevdasından bahsetmesem olmaz sanırım. Bu aralar özellikle akşam ben geldikten sonra babasını aradığımızda telefonda ilk cümlesi şu oluyor: baba bizim dütü getir! Babası gelince de mutlaka önce arabaya biniyor, bir süre arabanın her yerini karıştırıyor, sonra iniyor. Yazın gelmesi ile birlikte klasik eve gitmeyelim, dışarda kalalım krizlerimiz de başladı. Bir şekilde eve gelse de kapıdan girerken oldukça zorluyor bizi.

Velhasıl 21 ay göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Artık hayat çok daha keyifli. Seni çok seviyoruz minik oğlan!