Category Archives: Ilkler

9. Ay

Önnot: Fotoğraf eklenecek 🙂

AET 9 ay 13 günlük oldu ve ben nihayet 9. ay yazımızı paylaşıyorum 🙂

9. ay bir çok açıdan yine ilklerin yaşandığı bir ay oldu bizim için zira Emroş tam 8 gün anne ve babasından ayrı kaldı. 18 Mayıs sabahı 3:30 civarında yola çıkıp ABD’ye bir konferans için gittik ve 26 Mayıs akşamı 21:30 civarında dündük. Tabi ki Emroş uyuyordu ama gece 1 civarı uyandı süt için. Bu defa anneanne ve biberon gitmiş anne ve meme gelmişti 🙂 Başta çok farkında olmadan memeye yumuldu, karnını doyurdu. Sonra ben öptüm kokladım oğlumu. O da gözleirni cin gibi açıp kocaman bir gülümseme yerleştirdi suratına. Ben öpüp duruyor o da sırıtıyordu 🙂 Çok uzatmadım zira uykusunu temelli açmak istemedim. Yatağına koyunca poposunu dönüp uykuya geri döndü. Sabah ise buluşmamız daha güzeldi. Kapıda beni görünce deli gibi sevindi. Kucağımda tepinip durdu. Hemen yatağımıza getirdim. Bir babasına bir bana baktı. Bana doyunca da babasına gidip onunla koklaştılar. Nasıl mutluydu anlatamam. Korktuğumuz, yani küsüp bize trip atması, başımıza gelmedi çok şükür. Sadece daha çok anneci bir bebek olup çıktı ki o da sanırım 9. ayın genel özelliğiymiş.

Emroş biz yokken kendini aştı ve konuşmaya ve ayağa kalkıp sıralamaya başladı. İnanılır gibi değil ama 1 hafta da çok resmen “level” atladı. Bakalım bu ay neler yaşanmış:

  • 8 aylık olduğu günden itibaren ek gıda menüsüne kahvaltı da eklendi. Tuzu çıkarılmış beyaz peynir, yumurta sarısı, tam buğday unlu ekmek, tereyağı ve anne sütünden oluşan bir menüsü var.
  • Meyve de yemeye başladı. İlk seferler talihsizdi zira tatlı şey verince kusan bir oğlum vardı ama çok şükür artık yavaş yavaş alıştı tadına.
  • Oğlum annesiyle birlikte canlı yayına çıktı 🙂 Gülben Ergen’in Trt1’de yayınlanan programına ASSOB’u tanıtmak üzere sevgili Derya, Yıldız Abla ve süt kızım Elif ile anne sütü ihtiyacı olan Nevin Anne ve doğmamış bebeğine anne sütü vermek isteyen 2 güzel süt anne Özlem ve Esra anneler ile minik Kerem vardı programda. Biz gayet eğlendik ve de ASSOB’un tanıtımı açısından çok sevindik. Sonrasında üzücü ve sinir bozucu şeyler olsa da faydalı oldu diye düşünüyorum.
  • Yattığı yerden oturu pozisyona geçme konusunda bu ay profesyonelleşti. Artık çok seri 🙂
  • 20 Mayıs Pazar günü yanı tam 8 ay 8 günlükken yatağının kenarına tutunarak ayağa kalktı.  Bir kaç gün içindeyse sıralamaya başladı.
  • 22 Mayıs Salı günü (8 ay 10 günlük iken) ilk anlamlı kelimesini anlamını bilerek söyledi: dedde 🙂 Hani oğlum dede diye sorunca, dedesine dönüp bakarak “dedde” diyordu
  • 2. anlamlı kelimesi ise “atta” oldu. Yani dışarı çıkmak 🙂 “Dede nerde oğlum?” diye sorunca dedesine dönüp kollarını kaldırarak “dedde atta atta” diye dedesinden kendisini dışarı çıkarmasını istedi. Dedesi gidene kadar bu şekildeydi ama ne zamanki dedesi gitti, artık “dedde” kelimesi söylenmez oldu. Baktı ne dede var ne de attaya gitmek, sustu oğluşum.
  • Diğer kelimeleri ise “kaka” ve “Lara” oldu. Pnları da artık söylemese de bir hafta boyunca tekrarladı.
  • Şimdilerde ise favorisi “babba”. Hani oğlum baba? deyince hemen babasına dönüp “babba” diyor. Sabahları aynadan yatakta uyuyan babasını görünce hemen “babba” demeye başlıyor. Babası tabi ki pek mesut 🙂
  • Amerika’dan döndükten 3 gün sonra feci hasta oldu. 38,5 civarı ates, burun akıntısı ve halsizlik vardı ama hala yaramazlık peşindeydi. 5 günde zorla geçti hastalığı yavrumun.
  • Bu ay yine ilk defa 3 gece annesiyle yalnızdı. Babası iş gezisi için Hollanda’ya gidince annesi bu defa babaneye haber vermedi. Yalnıs kalmak çok daha iyiymiş onu görmüş olduk. Üstelik yalnızken bir gece feci kustu ama olsun yalnız olduğumda daha iyi idare ediyorum. Deli miyim neyim bilmiyorum ama yardım etmeye çalışırken insanların beni daha çok boğduğunu farkettim.
  • Ayağa kalkıp sıralama konusunda uzmanlaştıktan sonra emeklemeye başladı. Ters oğlum benim 🙂 Çok tatlı emekliyor ama tabi ki tutunacak yer varsa önceliği hep ayağa kalkıp yürümekten yana.
  • Elinden tutup bütün evi ve bahçeyi turluyoruz artık. Yürümesi yakın diyor herkes. Hem seviniyor hem korkuyorum 🙂

9 ayın geçtiğine hala inanamıyorum. Vay be 🙂

Kirkimiz Cikti

Bugun bitmeden yazayim istedim. Oglusla kirkimiz cikti bugun 🙂 Bazi yerlerde kirk ucurma diyorlar, bizim taraflarda kirk cikarma. Ben sadece oglusun kirki cikacak saniyordum meger benim de cikiyormus.

Sabah erkenden once benim sonra da oglusun kirki cikarildi. Aksamdan annemin 40 tane 3 Ihlas 1 Fatiha okudugu suyun bir kismi benim basimdan kalani da oglusun basindan dualarla dokuldu. Insallah hayirli, uzun ve saglikli bir omru olur oglusumun. Kirk sonrasi cektigimiz oglusun havluya sarilmis bir fotografini ekleyecegim ama henuz makinadan bilgisayara aktarmadim ve su saat itibariyle de fotograflarla ugrasmak yerine uyumayi tercih ediyorum. Insallah yarin unutmazsam fotograf da ekleyecegim. Hadi bakalim nice 40’larini goruruz insallah oglumuzun.

Gulumsemek ve Konusmak

1. ayin sonundan beri ara ara gulumseyen oglus bugun artik asmis durumda 🙂 Yattigi yerden bir ananeye bir dedeye donup ikisine de ayri ayri gulumsuyor. Emzirmek icin koltuguma oturup kucagima aldigimda eger cok acikmamissa gulumseyiveriyor (cok acsa “nerede, nerede sut” dercesine mikirdaniyor ). Esas karni doydugunda memeyi birakinca yuzume bakip guzelce gulumsuyor. Babasinin sesine donup karsisinda babasini gorunce gulumsuyor. Hatta bazi durumlarda gulumsemeyi agzini kocaman acarak gulmeye dogru ilerletiyor. 

Uyanik oldugu durumlarda etrafinda birileri yoksa bir sure kendi basina takiliyor, duvarlara, dolaplara bakiyor. Sonra sıkılıyor bu durumdan ve birileri yanina gelsin diye sesler cikariyor. Bir sure kimse gitmezse kedi miyavlamasi gibi hafif aglama sesi cikarip bekliyor. Kapi tarafindan bir tikirti duyarsa “a ha biri geliyor” diye kafasini  o tarafa cevirip bekliyor ve geleni gorur gormez gulumsuyor. Yaninda kim varsa ona bakip benimle konus dercesine sesler cikariyor. Konusanlari guzelce dinliyor ama konusan kisi susar susmaz “hadi biraz daha konus” ya da “dur ben cevap vereyim” dercesine agu bugu seklinde sesler cikariyor. Ozellikle sabah 6-6:30 civari artik gece uykusunu bitirip uyandigini konusmalari ile belli ediyor. Ben ne kadar agzina emzigi tikistirip biraz daha uyusun diye cabalasam da hop bir dil hareketi ile emzigi disari atip konusmaya, mutlu bebek sesleri cikarmaya basliyor. O durumda da ne uykusuzluk kaliyor ne baska bir sey bende. Hemen boynuna yumulup koklaya koklaya opucukler konduruyorum. O da zevkten dort kose oluyor. Sonra ya babasini cagiriyorum ya da oglusu alip yatagimiza babasinin yanina goturuyorum, babasi da mutlu sabah sekeri ile guzelce oynuyor.

Iste son haftamiz bu guzel gelismelerle gecti. Annemin soyledigi bir soz var “40 gunde ogrendigimi 40 senede ogrenemem.” Oglus da bu sozu dogrularcasina kirkina sadece 5 gun kala bizi sasirtmaya devam ediyor. Bakalim bu 5 gunde daha neler gorecegiz.