Category Archives: Tavsiyeler

Çalışan Annenin Bir Günü

Neden bu kadar tembel oldum ya da işlere yetişememeye başladım bilmiyorum. Mesela dolabımda hala kışıklarla yazlıklar bir arada. Neden? Kışlıkları kaldırmaya fırsat bulamadım bir türlü. Mesela kotlarımın paçalarını kıvırarak giyiyorum, neden? Çünkü bir türlü oturup da paçalarını katlayamadım. Oğlış 9 ay 13 günlük ama hala 9. ay yazısını yazıp yayınlayamadım. Bu liste uzar gider. Peki ne yaptım bunların yerine? Oğluma tam buğday unundan ekmek mayaladım haftada 2 veya 3 kere (artık buzluğa atmaya karar verdim böylece haftada 1 kere de yapsam taze ekmeği olacak oğlumun). Ekmek makinam falan yok benim. Yanlış anlamayın karşı olduğumdan değil küçücük mutfağıma bir de onu sığdıramayacağımdan. Ben ne yapıyorum peki? Eski usul un, maya, su karıştırıp yoğuruyorum. 1 saat içinde mayalanıyor. Sonra uzun kek kalıbı gibi olan borcamımı tereyağ ile yağlayıp hamuru döküyorum içine doğru ısıtılmış fırına. 40 dakika içinde falan mis gibi ekmeğimiz hazır 🙂 Peki oğlum napıyor? Hala zorla yiyor pütürlü ekmeği 😦 Ama annesi onun yolunu da buldu. Ah bir de bakıcısı “hayır benimle de iyi yiyor deyip” durmak yerine benim yöntemimi denese de oğlum da öğürmeden yese. Neyse…

Başka ne yapıyorum? Durun size günlük planımızı yazayım 🙂

Sabah 7 civarı güne başlıyoruz. Önce oğluşla sarılıp koklaşmaca. Islak bezi değiştirmece. Babaya satıp süt sağmaya gitmece. Bu arada bakıcısı gelir ve üstünü değiştirdikten sonra Emroş’u alır babasından ki babası da artık hazırlanmaya başlayabilsin. Anne (kendimden niye 3. şahıs olarak bahsediyorsam) mutfakta süt sağmaya başlamadan önce yumurtayı ocağa koyar ki o arada haşlansın. Süt sağma işi biter, kahvaltı hazırlamaca başlar. Bir miktar ekmek içi ufalanır. Üzerine anne sütü dökülür ve biraz da tereyağı eklenir. Sadece 30-45 saniyeliğine kaynayan yumurta cezvesinin üzerine bu tabak yerleştirilir ki tereyağ biraz erisin. O arada ekmek kaşıkla iyice ezilmeye çalışılır. Bir yandan önceki günden suya koyularak tuzu çıkarılmış beyaz peynir başka bir kase içinde ezilir. Sonra içine haşlanmış yumurtanın sarısı eklenip iyice ezilir birlikte. Üzerine yavaş yavaş anne sütü eklenip hafif sıvı kıvama getirilir (önceden peynir+anne sütü ve yumurta sarısı+anne sütü ayrı kaselerde olurdu ama artık birleştiriyorum). Bu iki tabak ve bir minik kase su bir tepsiye koyulur ve işte oğluşun kahvaltısı hazır. Tabi bütün bu işlemler en az yarım saat en fazla 45 dakika sürer (arada Emroş’un beni göresi gelirse daha da uzayabilir). Bakıcısı Emroş’a kahvaltısını yaptırırken anne şahsı duş+hazırlanma telaşına düşer. Evden çıkma saati çoktan geçtiğinden kahvaltı yapılamadan güne başlanır. Çoğu zaman Emroş da kahvaltısını bitirmiş olur ve hep beraber dışarı çıkılır. Anne-baba işe giderken Emroş parka doğru yol alır.

Bütün gün işte bazen yoğun bazen daha hafif çalışılır. Akşam 17:45-18:00 civarı anne eve döner. Kapıda Emroş mutlulukla karşılar. Hatta hemen kucağıma almazsam dellenir. Kapıdan girişim ile Emroş hoop kucağa. El yıkamaya lavaboya birlikte gidilir. Kıyafet değiştirilirken Emroş yatağın üzerinde anneye tutunarak ayağa kalkıp annenin üzerine tırmanmaya çalışır. Bir yandan üstünü değiştirmeye çalışan anne kişisi bir yandan da Emroş düşmesin diye bacağını kolunu nereye uzatacağını şaşırır. 10 dakikada zor giyinilir ve Emroş kucakta çıkılır. Bakıcı ile günün kritiği yapılır. İşteyken sağılan sütler çıkar. O sütler ile bakıcı Emroş’a muhallebi pişirir. Anne ise sürekli tetiktedir çünkü bakıcımız her gün yaptığı muhallebiye hala ne kadar irmik ya da pirinç unu koyacağını bilmemektedir. Bir gün sıvı bir gün koyu pişer. Anne sürekli aman az oldu aman çok oldu diye strese girer. 18:30 civarı bakıcı ile birlikte aşağı inilir. Bakıcı evine Emroş ve annesi sitenin parkına. Tabi park yeni yapıldı ve pek küçük. O sebeple genelde Emroş kucakta sitenin etrafı turlanır. O saatte tüm anne babalar çocuklarıyla aşağıdadır. Çocuklar ile beraber anne babalar da sosyalleşir. Bir klasik olarak Lara ve annesi Celia ile takılınır. Emroş bu ara elinden tutulup dışarıda da yürüdüğü için anne eğile eğile Emroş’u gezdirir. 19:15 civarı eve dönülür. Evde tabi ki Emroş anneden ayrılmamak adına hep kucaktadır. Yerde birlikte oynasak bile illa bir el ile bana tutunur (her an kaçabilirim malum, üstelik hiç kaçarak gitmedik hep kapıdan el sallar bize). 19:30 civarı mama yenir. Bir süre daha birlikte oynanır. 20:00 banyo vakti. Babası gelmişse ne ala. En azından anne yardım alır ama baba henüz gelmemişse (ki 5 günün 3’ünde gelmemiş olur) anne, Emroş kucakta bir yandan banyo suyunu ayarlar, bir yandan kıyafet hazırlar. Sonra yıkayıp büyük bir mücadele ile kurulama, yağlama ve bez bağlama işlemine geçilir. Bu arada Emre hep kaçmaya çalışır. Kanapede hoop ayağa kalkar yukarıda ne varsa aşağı indirir. Dahası kendisi aşağı inmeye çalışır. Bu arada zorla bez bağlama işlemi gerçekleşir. Body giydirilir, saçlar kurulanır. Saat 20:15 olmuştur. Emroş kucakta biraz ninni söylenir (uykuya hazırlama babında sakin aktivite olarak kitap okumak istiyoruz ama hala kitap yendiği için onu gerçekleştiremedik) ve yatağa bırakılır. Tabi ki Emroş hemen hoop ayağa. Anne yere oturur, bir elinde telefon en azından email bakılır, bir kaç siteye girilir. Emroş mızıldanırsa ninni söylenir. Mızıldanmayı bırakırsa anne de susar. Bir süre sonra ayakta durmaya hali kalmayınca pes eden Emroş yatağına uzanır ve bir o yana bir bu yana döne döne, kendi kendine ninni söyleye söyleye uyur. Saat 20:30’u göstermektedir. 2,5 saatlik bu maraton annede hal bırakmamıştır. Baba o arada geldiyse yemek hazırlamaya yardım eder. Yemek yenir. Saat olmuştur 21:00. Annenin çilesi (pardon işleri) bitmez. Ekmek mayalanacaksa ekmek yoğurma işine girilir. İşten getirilen süt sağma ekipmanı yıkanır, sterilize edilir. Emre’nin bir sonraki günkü yoğurdu mayalanır (genelde Emre uyanıkken mama yediği esnada yapıyorum ama bazen imkan olmuyor malum). Bulaşıklar makineye baba tarafından yerleştirilmiştir ama tencereler anneyi bekler. Onlar yıkanır. Bazen çay demlenir bazen ona da hal kalmaz. Saat 21:45 civarı annenin poposu sonunda minder yüzü görür 🙂 15 dakika sonra “bebeğimiz çok tatlı di mi?” diye bebeğini özlediğini farkeden anne bu tempoya nasıl ayak uydurduğunu bilemez ama mutludur (genellikle). Eskiden olsa akşam biraz çalışılırdı ama annenin hali olmayınca artık evde çalışmak bir hayal. 23:00 civarı Emroş beslenir ve anne de uyur. Arada genelde 1 kez daha Emroş emmek için uyanır. Bazen 2 kere kalktığı da olur. Aslında aç değildir ama tüm gün emzirmeyen anne kıyamayıp emzirir oğlunu. 1 yaş civari gece emmeleri kesilecek diye düşünür anne ve kendini motive eder. İşte çalışan annenin bir günü…

Advertisements

Ilik Donoru Olabilmek Icin Hala Kan Vermediniz mi?

Gamze Anne’yi artik tanimayan kalmadi sanirim. Daha once su yazimda da bahsetmistim kendisinden. Hala kendisine uygun iligi bulmaya calisiyor. Bu amacla nurturia’dan bir grup anne yardim calismalari baslatmisti. Bu sureci basindan beri takip eden biri olarak hepsine hayranlik duyuyor ve teker teker tebrik ediyorum.

Biz de uzerimize dusen gorevi yerine getirmek uzere kan vermek istedik. Gectigimiz hafta AET’nin babasiyla Capa’ya gitmek icin zaman ayarlamaya calismakla daha fazla gec kalmak istemedik ve Capa’ya gitmektense kargo ile kan ornegimizi Ankara’ya gondermenin daha kolay olduguna karar verdik. Ayni zamanda bu sureci fotograflayip Istanbul ve Ankara disinda yasayan ve ilik donoru olmak isteyenlere yol gosteren bir dokuman hazirlamak icin de bir vesile olacagini dusunduk. Sevgili esim sagolsun her adimi fotografladi. “Gamze icin”  blogunu hazirlayan arkadaslarla nurturia uzerinden iletisime gecip dokumani gonderdim. Ancak onlar pdf’dense videonun daha guzel olacagini dusunmus ve gonderdigim dokumandan asagidaki videoyu hazirlamis Ilgar’in sevgili annesi. Elleri dert gormesin, gayet guzel bir video olmus. Umarim bu iste ufak da olsa bizim de katkimiz olmustur. En buyuk katkiyi bu videoyu izleyip, usenmeyip, kan verenler yapacak. Unutma “kaninda hayat var” ve “o ilik belki de sende”!

Anne Adaylarina Dogum Sonrasi Icin Tavsiyeler

Hamilesiniz ve her sey yolunda gidiyor. Gayet guzel bir gobeginiz ve o gobegin icinde kipir kipir bir yavru var. Heyecanlisiniz, yavrunuza kavusacaginiz gunu iple cekiyorsunuz. Eger Turkiye’deyseniz normal (vajinal) dogum ile sezaryen dogum arasinda tercih imkaniniz var. Hatta doktorunuzun kim olduguna bagli olarak belki de boyle bir tercihiniz yok ve direkt sezaryen olacaksiniz. Ya da benim gibi hamileligin basinda google’da uzun arastirmalar sonucu normal doguma yonlendiren bir doktor aradiniz ve buldunuz. Tercihiniz normal dogumdan yana.

Bugune kadar normal dogum ile ilgili bir suru sey duymussunuz. Kimisi guzel kimisi pek korkutucu. Ama eger normal dogurmaya karar verdiyseniz korku kismini sallamamissiniz demektir. Zorlu oldugunu biliyorsunuz ama duydugunuz bir sey var ki bebeginiz icinizden ciktigi an “yeniden dogmus” gibi olacaksiniz ve tum acilar bitecek. Hayir efendim isin asli oyle degil. Tamam bir kismi elbette dogru. Onca sanciyi, agriyi cektikten sonra gercekten de bebeginiz icinizden ciktigi an dogum ile ilgili tum acilar bitiyor. O kavusma ani cok buyulu, cok guzel ve kesinlikle bir kadinin hayatinda yasayabilecegi en ozel anlardan biri. Bunu herkesten duymussunuzdur ama duymadiginiz seyler de var. En azindan benim bilmedigim ve oncesinde kimsenin soylemedigi seyler vardi ve bunlari anlatmak icin bir yazi hazirlamayi ilk gunden kafama koymustum. Iste bu oyle bir yazi olacak. Korkmayin canim, bastan sunu soyleyeyim. Eger bir daha doguracak olursam yine aynen bu sekilde bir dogum yapmak isterim, yani her seyin dogal surecinde isledigi, dogum aninda her seyi hissederek bir dogum 🙂 Cunku uzerinden biraz vakit gecince hep guzel kisimlari kaliyor hafizada ve o an bitmez sandiginiz agrilari hatirlamiyorsunuz bile (hatirliyorsunuz ama hep o kadar da kotu degildi diyorsunuz). Gelin bu surecte yasananlara yakindan bakalim ve henuz 1,5 aylik yeni bir anne olarak benim gozumden bu anlari yasayip tavsiyelerime kulak verin.

Dogum:

  • Evet dogum bu isin bence de en zorlu kismi. Muthis sancilar cekiyorsunuz ama cogu dayanilmayacak gibi degil. Sanci aralarinda dinlenip enerji topluyorsunuz ya da benim gibi sancinn basladigini hissettiginiz an icinizden “ben bunu basarabilirim, dayanabilirim” diye surekli tekrarliyor bir yandan da “Allah’im yardim et” diye dua ediyorsunuz. Ne olursa nasil olursa olsun sonunda her seyin bir sonu var. Hatta dogum sonrasi soranlara diyordum ki “hic bir aci sonsuza kadar surmez, ben bunu ogrendim.”
  • Surec boyunca epidural alacaksaniz (tabi belli bir acilma sonrasi verilecek ama benim kastettigim sey dogum sirasinda da epiduralin etkisi altinda olacaksaniz) bunlarin hic birini dert etmenize gerek yok ancak epidural almayacaksaniz, ya da benim gibi 1,5 saatligine en dusuk dozda alacaksaniz ve aktif dogum kisminda her seyi hissedecekseniz en acili kisminin burasi olacagi suphesiz.
  • “Bebeginiz dogdugu an dunyanin en mutlu kisisi olacaksiniz”, bu kesinlikle cok dogru bir ifade. Hele o ilk karsilasma ani yok mu? Iste o her aciya deger. Sirf bu nedenle ikinci bir cocuk sahibi olmaya kalkarsam yine aynen bu sekilde dogum yapmayi isterim. Yavrunuz ciplak teninizde boncuk boncuk gozlerle size bakiyor. “Nasil yani simdi bu yavruyu ben mi dogurdum, benim mi bu bebek?” diye sasiriyorsunuz. Evet 9 ay boyunca icinizde bir yavru buyuttugunuzu biliyorsunuz ama iste yine de bu olayin buyuklugunu kavrayamiyorsunuz.

Dikisler:

  • Gelelim dogumdan hemen sonrasina. Eger minyon bir kisiyseniz epizyo kesinizin olmasi kacinilmaz oluyor. Merak etmeyin o dogum sancilarini cekerken epizyonun acisini cok da hisseetmiyorsunuz. Esas dikisler sirasinda neler oldugunu anliyorsunuz. Aslinda o bolgeye agri kesici igneler yapiyorlar ki dikisleri hissetmeyin diye ama benim gibi uyusturulma duzeyiniz (bunu ben uydurdum ama dogru) yuksekse malesef ki dikis atilirken olan her seyi hissedebilirsiniz 😦 Olsun dedim ya hic bir aci sonsuza kadar surmez 🙂
  • Dikisleriniz de atildi ve odaniza geldiniz. Mutlaka yataginizda yatip 1-2 saat dinlenin. Zaten ilk basta haliniz pek olmayacagi icin ister istemez ilk saati yatakta geciriyorsunuz. Bu asamada bebeginizi mutlaka emzirin. Zaten bebek dostu bir hastane secmisseniz, kontroller disinda bebek hep odanizda oluyor ve ilk is hemsireler bebeginizi emzirmenizi istiyor ve size bu konuda yardim ediyorlar.
  • 1-2 saat sonra dusunuzu da aldiniz hatta tuvalete gittiniz. Ilk tuvaletinizde mutlaka bir hastabakici size yardim ediyor. Batikonlu (antiseptik cozeltili) su hazirliyorlar ve ilk gun her tuvalete gittiginizde bu suyla yikamanizi ve sonra tuvalet kagidi ile iyice kurulamanizi istiyorlar. Burasi onemli zira bu ozel suyu sadece ilk gun kullanmaniz gerekiyor, aman sakin ilerleyen gunlerde devam etmeyin yoksa baska problemlere neden oluyormus. Ilerleyen gunlerde sadece su ile yikamaniz ve guzelce kurulamaniz gerekiyor. Bu kisim gercekten de onemli cunku hastaneden cikarken kimse bana bu antiseptik suyu sadece bir gun kullan demedi. Eger sabah doktorumu aramamis olsam kullanmaya devam edecektim. Ablamin basina geldigi icin biliyorum siz siz olun ilk gunden sonra sadece su kullanin temizlik icin.
  • Dikislerinize ilk defa dokundunuz, aman panik yapmayin. Evet dikisleriniz elinize kocaman gelecek, hatta “eyvah bunlar sismis galiba enfeksiyon kapti” diye dusunebilirsiniz ama merak etmeyin. O dikislerin aynen hissettiginiz gibi olmasi normal. 1 hafta sonra kuculup duzlesmeye baslayacak ve 3-4 hafta icinde tamamen kaybolacak. Dikislerinizde sizlama da olacak mutlaka. Bunlarin etkisini en aza indirmek icin bir hafta boyunca gunde en az 3 tane olmak uzere agri kesici aldim. Doktorum da 4’e kadar cikarabilirsin agri kesici sayisini demisti.
  • Dogum sonrasi salgilanan hormonlar size enerji verecek. O enerjiyi benim gibi etrafta dolanarak harcamayin, mumkun oldugunca yatakta dinlenin. Guzelce yemek yiyin ve bol su icin. Sut uretmek icin ihtiyaciniz olacak. Hareketlerinize dikkat edin ve direk poponuzun uzerine oturmaya kalkmayin. Yan oturun mumkun oldugunca zira dikisleri patlatmayi istemezsiniz.
  • Simit minderlerden alabilirsiniz ya da annemin yaptigi gibi uzun hamile yastiginizi simit minder haline getirip emzirme koltugunuza koyup, orada rahatca bebeginizi emzirebilirsiniz. Tabi simit yastik/minderiniz olursa onu her yere goturup rahatca her yerde oturabilirsiniz. Ama bu oturamama problemi uzun surmedigi icin gecici cozumler de uretebilirsiniz.
  • Rahim toplanma agrilari diye bir sey var. Ben bunu evdeki ilk gecede yasadim malesef. Doktorum ozellikle agri kesici alabilirsin ve almalisin demisti ama ben tamamen unutmustum. Gece 3 gibi bebegimi emzirdikten sonra karnimda muthis bir agri basladi. Annem sagolsun hemen hatirlatti da agri kesiciyi aldim yoksa eyvah bir seyler ters gidiyor diye panik yapmak uzereydim. Siz siz olun ilk gunler duzenli agri kesici alin.
  • 1 hafta bilemediniz 10 gun icinde dikislerle ilgili bir probleminiz kalmayacak ve gunler daha da guzellesecek.

Emzirme:

  • Ilk emzirme deneyimi muthis bir sey. Inanamayacaksiniz ama bebekler cidden de acayip bir emme icgudusu ile doguyorlar ve memeye yapisiyorlar. Muthis bir sey evet ama bu acili olmayacagi anlamina gelmez. Evet malesef ki aciyacak. Hamilelik boyunca ne yaparsaniz yapin ilk emzirmelerden sonra meme uclariniz yara olacak 😦 Hatta kanayabilir ama bunu onleminin de yollari var.
  • Lansinoh denen krem cok faydali bir sey. Yaralarin acisini hafifletiyor kesinlikle ama tam cozum degil. Tam cozum icin bir de gogus kalkani edinmelisiniz. Iste bu mucizevi basit bir alet. Meme uclarinin camasiriniza ya da gogus pedine yapismasini onluyor zira bu cok onemli. Yarali uclarin basina gelebilecek en kotu sey camasira yapismalaridir. Mutlaka ve mutlaka gogus kalkani alin ve ilk hafta surekli kullanin. Sonradan yaralar iyilesince pedlere donebilirsiniz.
  • Ben lansinoh kullanmistim ve rahatlamistim ama yaralarim tam olarak gecemedi bir turlu. Annemin ve saglik ocagindaki hemsirenin tavsiyesi ile karbonatli su hazirladim ve her emzirme sonrasi o su ile uclarini sildim (silemedim tabi cok aciyor ama ufak ufak dokunuslarla suladim diyebilirim). Kalkani da kullanmaya devam ettim ve 2 gunde artik gogus pedi kullanir hale geldim.
  • Kalkanlar super ama onlarla uyumasi iskence. Bir de bir memeden emzirirken digerinden de sut akiyor ve kalkan o sutu topluyor. Iyi guzel ama siz emzirme sonrasi bebegi yataga koyarken egiliyorsunuz ve diger kalkandaki sut oldugu gibi kiyafetinizi islatiyor. Basima kac kere geldi sayamadim desem inanir misiniz?
  • Dikisleriniz ve meme uclariniz iyilestikten sonra esas emzirmenin keyfini cikarabilirsiniz, inanin cok ozel ve keyifli bir sey.
Hic bir asamada “eyvah bu hep boyle mi olacak” diye dusunmeyin. Hepsi gececek ve inanin siz sonradan dogru durust hatirlamayacaksiniz bile. Bana bunu arkadasim Selma soylemisti ve ben de cok faydasini gordum. Bunaldiginiz an bunu dusunun ve rahatlayin “hepsi gececek!” ve anin keyfini cikarin cunku bebeginiz bir daha boyle miniminnacik olmayacak.